Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/19432 K.2012/3063
Özet: (1) Sanığın yakınının işyerine plastik doğramadan üretilmiş pencereyi zorlayarak açıp girmek suretiyle hırsızlık yaptığı iddiası; (2) Mahkeme, eksik soruşturma ve yasal uygulama hatalarını göz önünde bulundurarak kararın bozulmasına hükmederek yeni bir karar vermeye karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, yakınana ait işyerine plastik doğramadan üretilmiş pencereyi zorlayarak açıp girmek suretiyle hırsızlık yaptığı kabul edilmiş olmasına karşın, kolluk görevlileri tarafından düzenlenen olay yeri inceleme raporunda ve görgü tespit tutanağında zorlamadan kaynaklanan izlerin varlığı husunda bilgi bulunmadığı, öncelikle olay yerinde de keşif yapılıp anılan pencerenin sağlam ve dayanıklı olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanıp sonucuna göre hukuki vasfın tayini gerektiği düşünülmeden eksik soruşturma ile yetinilip yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın (pencerenin sağlam ve dayanıklı olduğu kabul edildiği takdirde 493/1, değil ise suç gece vakti işlenmişse 492/1, gündüz vakti işlenmişse 491/4), 522/1 (pek aşırı), 81/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, (gece vakti ise 143/1), 53, 116/1-4, 53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların alt ve üst sınırları bakımından ve konut dokunulmazlığını bozmak suçu yönünden 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükümleri değerlendirilip, sonucuna göre lehe yasanın saptanması ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün, 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanık yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması,
3- Kabule göre de;
a- Yakınanın anlatımına göre suçun saat 18.40 ile ertesi günü saat 07.50 sıralarında işlendiği, sanığın da sorgusunda suçun işlendiği saat yönünden ayrıntılı açıklamasının bulunmadığı dikkate alındığında, suçun gece zaman diliminde işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesi ile cezada arttırma yapılması,
b- 5237 sayılı Yasa hükümleri lehe kabul edilip uygulama yapıldığına göre, aynı Yasanın 7/3. maddesi gereğince, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle 58/6-7. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 23.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, yakınana ait işyerine plastik doğramadan üretilmiş pencereyi zorlayarak açıp girmek suretiyle hırsızlık yaptığı kabul edilmiş olmasına karşın, kolluk görevlileri tarafından düzenlenen olay yeri inceleme raporunda ve görgü tespit tutanağında zorlamadan kaynaklanan izlerin varlığı husunda bilgi bulunmadığı, öncelikle olay yerinde de keşif yapılıp anılan pencerenin sağlam ve dayanıklı olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanıp sonucuna göre hukuki vasfın tayini gerektiği düşünülmeden eksik soruşturma ile yetinilip yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın (pencerenin sağlam ve dayanıklı olduğu kabul edildiği takdirde 493/1, değil ise suç gece vakti işlenmişse 492/1, gündüz vakti işlenmişse 491/4), 522/1 (pek aşırı), 81/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, (gece vakti ise 143/1), 53, 116/1-4, 53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların alt ve üst sınırları bakımından ve konut dokunulmazlığını bozmak suçu yönünden 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükümleri değerlendirilip, sonucuna göre lehe yasanın saptanması ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün, 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanık yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması,
3- Kabule göre de;
a- Yakınanın anlatımına göre suçun saat 18.40 ile ertesi günü saat 07.50 sıralarında işlendiği, sanığın da sorgusunda suçun işlendiği saat yönünden ayrıntılı açıklamasının bulunmadığı dikkate alındığında, suçun gece zaman diliminde işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesi ile cezada arttırma yapılması,
b- 5237 sayılı Yasa hükümleri lehe kabul edilip uygulama yapıldığına göre, aynı Yasanın 7/3. maddesi gereğince, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle 58/6-7. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 23.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.