Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/3572 K.2022/5251
Özet: (1) Sanıkların icbar suretiyle irtikap suçu işlediği iddia edildi ve baslıklar, trafo işlerinde para talep edilmesi, yer tespit tutanağı düzenlenmesi ve bu bağlamda Hazine vekilinin katılımıyla ilgili olduğu. (2) Mahkeme, CMK’nın 260/1. maddesi ve ilgili hükümlere dayanarak sanıkların lehine ve aleyhine yapılan katılma ve temyiz taleplerini inceleyip, kararlarını 18/05/2022 tarihinde oy birliğiyle bozarak mahkumiyet cezalarını kaldırdı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: İcbar suretiyle irtikap
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK'nın 260/1. maddesine göre icbar suretiyle irtikap suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve vekili tarafından katılma talebinde bulunulması karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar haklarında açılan kamu davasına CMK'nın 237/2. maddesi hükmü uyarınca KATILMASINA, başvurularının kapsamına göre incelemenin O yer Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik lehe, diğer sanık hakkındaki hükme ilişkin aleyhe, katılan Hazine vekili ile müdafilerin ise sanıklar haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suç tarihlerinde... İnşaat Emlak ve Kamulaştırma Müdürlüğünde müdür yardımcısı olarak görev yapan sanık ...'in Ukra İnşaat isimli firmanın elektrik trafo işlerini takip eden katılan ...'ten iki adet trafo köşküne ait yer tespit tutanağını imzalaması karşılığında...'a bağlı taşeron firma işçisi olan sanık ... aracılığıyla 2.500 TL para istediği, katılanın işlerinin aksayacağı korkusuyla teklifi kabul ettiği ve yüklenici inşaat firması ile görüştükten sonra yapılan pazarlık sonucu 1.500 TL paranın tanık ... tarafından elden sanık ...'a verildiği, paranın verilmesi üzerine 09/02/2011 tarihinde yer uygunluk tutanağının sanık ... tarafından imzalandığı, bu olaydan yaklaşık altı ay sonra katılan tarafından Home Aves isimli başka bir firmaya ait trafo yer tespit tutanağı düzenlenmesi için yeniden...'a başvuruda bulunulduğu, sanık ...'in katılanın ortağı olan tanık...'a ''Hasan bey niye gelmiyor, bu işlerin nasıl olduğunu kendi biliyor, salı günü gelsin'' demesi üzerine katılanın 09/12/2011 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek şikayetçi olduğu iddia edilen somut olayda sanıklardan ...'in icbar suretiyle irtikap, kamu görevlisi olmayan diğer sanık ...'ın ise bu suça yardım etme suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de; kovuşturma aşamasında dinlenen tanık anlatımları ve Home Aves isimli firmaya ait trafo merkezinin kurulmasına ilişkin yer tespit işlemlerinin takibinin sanık dışındaki müdürler tarafından yapılmış olması karşısında, tüm dosya kapsamına göre sanıkların savunmalarının aksine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden arınmış kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraatleri yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/03/2010 tarihli ve 2009/5-167 Esas, 2010/70 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebirin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmaması gerektiği, somut olayın oluş şekline göre sanıkların öğreti ve uygulamada kabul edildiği gibi Yasanın öngördüğü anlamda icbar boyutuna varan davranışlarının bulunmadığı, bu itibarla cebri irtikap suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, mağdurun kendisinden istenen menfaatin haksız olduğunu bilmesi nedeniyle ikna suretiyle irtikap suçundan da bahsedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hükme varılması,
Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık ... hakkında denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde bu cezasının kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesi yerine infazı kısıtlayacak ve infazda tereddüt oluşturacak biçimde karar verilmesi,
Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık ... hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkra hükmü uyarınca hak yoksunluğuna hükmolunmaması,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekili, O yer Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 18/05/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: İcbar suretiyle irtikap
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK'nın 260/1. maddesine göre icbar suretiyle irtikap suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve vekili tarafından katılma talebinde bulunulması karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar haklarında açılan kamu davasına CMK'nın 237/2. maddesi hükmü uyarınca KATILMASINA, başvurularının kapsamına göre incelemenin O yer Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik lehe, diğer sanık hakkındaki hükme ilişkin aleyhe, katılan Hazine vekili ile müdafilerin ise sanıklar haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suç tarihlerinde... İnşaat Emlak ve Kamulaştırma Müdürlüğünde müdür yardımcısı olarak görev yapan sanık ...'in Ukra İnşaat isimli firmanın elektrik trafo işlerini takip eden katılan ...'ten iki adet trafo köşküne ait yer tespit tutanağını imzalaması karşılığında...'a bağlı taşeron firma işçisi olan sanık ... aracılığıyla 2.500 TL para istediği, katılanın işlerinin aksayacağı korkusuyla teklifi kabul ettiği ve yüklenici inşaat firması ile görüştükten sonra yapılan pazarlık sonucu 1.500 TL paranın tanık ... tarafından elden sanık ...'a verildiği, paranın verilmesi üzerine 09/02/2011 tarihinde yer uygunluk tutanağının sanık ... tarafından imzalandığı, bu olaydan yaklaşık altı ay sonra katılan tarafından Home Aves isimli başka bir firmaya ait trafo yer tespit tutanağı düzenlenmesi için yeniden...'a başvuruda bulunulduğu, sanık ...'in katılanın ortağı olan tanık...'a ''Hasan bey niye gelmiyor, bu işlerin nasıl olduğunu kendi biliyor, salı günü gelsin'' demesi üzerine katılanın 09/12/2011 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek şikayetçi olduğu iddia edilen somut olayda sanıklardan ...'in icbar suretiyle irtikap, kamu görevlisi olmayan diğer sanık ...'ın ise bu suça yardım etme suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de; kovuşturma aşamasında dinlenen tanık anlatımları ve Home Aves isimli firmaya ait trafo merkezinin kurulmasına ilişkin yer tespit işlemlerinin takibinin sanık dışındaki müdürler tarafından yapılmış olması karşısında, tüm dosya kapsamına göre sanıkların savunmalarının aksine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden arınmış kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraatleri yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/03/2010 tarihli ve 2009/5-167 Esas, 2010/70 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebirin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmaması gerektiği, somut olayın oluş şekline göre sanıkların öğreti ve uygulamada kabul edildiği gibi Yasanın öngördüğü anlamda icbar boyutuna varan davranışlarının bulunmadığı, bu itibarla cebri irtikap suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, mağdurun kendisinden istenen menfaatin haksız olduğunu bilmesi nedeniyle ikna suretiyle irtikap suçundan da bahsedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hükme varılması,
Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık ... hakkında denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde bu cezasının kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesi yerine infazı kısıtlayacak ve infazda tereddüt oluşturacak biçimde karar verilmesi,
Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık ... hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkra hükmü uyarınca hak yoksunluğuna hükmolunmaması,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekili, O yer Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 18/05/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.