Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/2576 K.2018/2988
Özet: Uyuşmazlık, sanığın zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkum edilmesi konusunda yapılan temyiz kararına ilişkin yükümlülüklerin incelenmesiyle oluşmuştur. Mahkeme, temel cezaorantılılık ilkesinin uygulanmadığını, zincirleme suç nedeniyle cezaların haksız yere artırıldığını tespit ederek, kararın çürütülmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Zimmet, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3/1. maddesindeki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması, temel cezanın hak ve nesafete uygun bir şekilde tayin edilmesi gerekirken, belirtilen ilkelere ve TCK'nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı şekilde, ayrıca resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında nazara alınabilecek "... sahteciliğe konu evrakın sayısı, suçun işlenme süresi..." şeklindeki gerekçeye dayanılarak her iki suçtan kurulan hükümlerde temel cezanın alt sınırdan fazlaca uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi,
TCK'nın 43. maddesi uyarınca denetime imkan verecek hiç bir gerekçe gösterilmeden her iki hükümde zincirleme suç nedeniyle 1/2 oranında arttırım yapılması,
Yüklenen suçları TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmemesi,
TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren iptal kararı doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, sanığın henüz yakalanmamış olması, bozmanın mahiyeti, bu aşamada bir hak kaybının söz konusu olmaması ve bozma sonrası yargılama sırasında durumunun mahkemece değerlendirilecek olması karşısında müdafiin sanığın tutuklanmasına yönelik kararın kaldırılması yönündeki talebinin REDDİNE, 19/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Zimmet, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3/1. maddesindeki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması, temel cezanın hak ve nesafete uygun bir şekilde tayin edilmesi gerekirken, belirtilen ilkelere ve TCK'nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı şekilde, ayrıca resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında nazara alınabilecek "... sahteciliğe konu evrakın sayısı, suçun işlenme süresi..." şeklindeki gerekçeye dayanılarak her iki suçtan kurulan hükümlerde temel cezanın alt sınırdan fazlaca uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi,
TCK'nın 43. maddesi uyarınca denetime imkan verecek hiç bir gerekçe gösterilmeden her iki hükümde zincirleme suç nedeniyle 1/2 oranında arttırım yapılması,
Yüklenen suçları TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmemesi,
TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren iptal kararı doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, sanığın henüz yakalanmamış olması, bozmanın mahiyeti, bu aşamada bir hak kaybının söz konusu olmaması ve bozma sonrası yargılama sırasında durumunun mahkemece değerlendirilecek olması karşısında müdafiin sanığın tutuklanmasına yönelik kararın kaldırılması yönündeki talebinin REDDİNE, 19/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.