Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2017/865 K.2021/549
Özet: Uyuşmazlık, mahkemeye sunulan tutuklu sanığın 5237 sayılı TCK'nın 252/3. maddesine göre rüşvet suçu işleme iddiasıyla ilgiliydi; mahkeme, eylemin yalnızca kamu görevlisine iş yapma ya da yapmama için yarar sağlama açısından değerlendirildiğini ve bu durumun Rüşvet suçu kapsamından çıktığını belirtti. Sonuç olarak, hukuki eksiklikler ve zamanaşımı sebepleriyle, mahkeme sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle “DÜŞMESİNE” karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Rüşvet verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın rüşveti tanımlayan ve 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile değişiklik yapılıncaya kadar yürürlükte kalan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının (05/07/2012 tarihine kadar) rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı, bu eylemlerin TCK'nın 257/3. maddesine uyan görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu kapsamında değerlendirildiği, rüşvet suçuna konu kaçakçılık fiiline ilişkin yapılan yargılamada sanığın beraat ettiği, bu haliyle atılı rüşvet verme suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı nazara alındığında, isnadın sübutu halinde sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nın 257/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisini görevinin gereklerine uygun davranması için çıkar sağlamaya azmettirme suçunu oluşturacağı, anılan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, 27/02/2008 olan son suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 11/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Rüşvet verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın rüşveti tanımlayan ve 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile değişiklik yapılıncaya kadar yürürlükte kalan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının (05/07/2012 tarihine kadar) rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı, bu eylemlerin TCK'nın 257/3. maddesine uyan görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu kapsamında değerlendirildiği, rüşvet suçuna konu kaçakçılık fiiline ilişkin yapılan yargılamada sanığın beraat ettiği, bu haliyle atılı rüşvet verme suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı nazara alındığında, isnadın sübutu halinde sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nın 257/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisini görevinin gereklerine uygun davranması için çıkar sağlamaya azmettirme suçunu oluşturacağı, anılan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, 27/02/2008 olan son suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 11/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.