‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/8347 K.2017/4230

Esas No: 2014/8347 · Karar No: 2017/4230 · Karar Tarihi: 09.10.2017
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 2003 yılında kamu görevine ilişkin rüşvet almaya teşebbüs suçunu işlemiş olması niteliğindedir. Mahkeme, sanığın eyleminin nitelikli rüşvet yerine “çeşitli yarar sağlama” suçu olarak nitelendirdiği gerekçesiyle 8 yıl asli, 12 yıl ilaveli cezanın yerine 5 yıl hapis cezası verdikten sonra, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca süre aşımına uğramış davayı düşürerek mahkumiyet kararını bozulma sürecine yatırmıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Rüşvet

HÜKÜM: Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 13/02/2013 gün, 2012/2883 Esas, 2013/1141 Karar sayılı ilamı ile sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'nın 212/1, 61. maddelerinde yer alan rüşvet almaya teşebbüs suçunu oluşturduğu kabul edilmiş ise de, 765 sayılı Yasanın 212. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında basit ve nitelikli rüşvet alma suçları ayrı ayrı düzenlenip yaptırım altına alındığı halde, sonradan yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik öncesinde 5237 sayılı TCK'nın rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde, "rüşvet, bir kamu kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlamasının rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı cihetle, sanığın eyleminin aynı Yasanın 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu niteliğinde olduğu ve bu suçun tabi olduğu yasa maddesinde öngörülen cezanın tutarına nazaran 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4. maddelerine göre 8 yıl asli ve 12 yıl ilaveli zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 11/07/2003 ile inceleme günü arasında belirtilen sürenin gerçekleştiği, başkaca zamanaşımını kesen sebebin bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

FLZ

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?