Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2016/8547 K.2018/4794
Özet: Mahkeme, sanığın işlediği tefeciliğin 2279 sayılı Kanun’a göre zamanaşımı süresi dolmuş olmasından dolayı 5237 sayılı TCK’nın 7/2, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve CMUK’un 321. maddesine dayanarak yargılamayı bozdu ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8.’ine göre kamuyu açılan davası zamanaşımı nedeniyle düşürdü.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tefecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın işlediği iddia edilen tefecilik suçunun; ödünç paranın verildiği tarihte yürürlükte olan 2279 sayılı Kanunun 17. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilaveli zamanaşımı süresine tabi olduğu, son ödünç paranın verildiği Mayıs 2005 tarihi ile hüküm günü arasında durma süreleri dikkate alındığında dahi zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ile sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 27/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tefecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın işlediği iddia edilen tefecilik suçunun; ödünç paranın verildiği tarihte yürürlükte olan 2279 sayılı Kanunun 17. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilaveli zamanaşımı süresine tabi olduğu, son ödünç paranın verildiği Mayıs 2005 tarihi ile hüküm günü arasında durma süreleri dikkate alındığında dahi zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ile sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 27/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.