Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2015/10310 K.2018/6876
Özet: Adı geçen zincirleme tefecilik davasında Asliye Ceza Mahkemesi, 08/10/2018 tarihinde, 5237 sayılı TCK’nın 7/2, 5320 sayılı Kanun ve CMUK 321, 322/1, 5271 sayılı Kanun hükümlerine dayanarak kararını bozmak ve sanık hakkında açılan kamu davasını zamanaşımı nedeniyle düşürmek için karar yayımladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zincirleme tefecilik
HÜKÜM: Tefecilik suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın işlediği iddia edilen tefecilik suçunun ödünç paranın verildiği tarihte yürürlükte olan 2279 sayılı Kanunun 17. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, son ödünç paranın verildiği Mayıs 2004 tarihi ile hükmün kurulduğu tarih arasında durma süresi de dikkate alındığında zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, düşme kararı verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 08/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zincirleme tefecilik
HÜKÜM: Tefecilik suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın işlediği iddia edilen tefecilik suçunun ödünç paranın verildiği tarihte yürürlükte olan 2279 sayılı Kanunun 17. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, son ödünç paranın verildiği Mayıs 2004 tarihi ile hükmün kurulduğu tarih arasında durma süresi de dikkate alındığında zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, düşme kararı verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 08/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.