Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2015/9088 K.2019/4101
Özet: Uyuşmazlık, PTT Genel Müdürlüğünün, posta dağıtım görevlisi olan sanığın tazminat talebine karşı tarafı olarak davaya katılmayı denemesine ilişkin bir suç tanımı ve zarar görme konusundaki hukuki kriterler etrafında dönüyor. Mahkeme, “dolaylı veya muhtemel zarar”ın davaya katılma hakkı veremeyeceğini belirterek, PTT'nın usulsüz davaya katılmadığını ve hukuki temyiz hakkı olmadığını karara bağladı.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 tarihli ve 65–69 E. K., 22/10/2002 tarihli ve 234–366 E. K., 04/07/2006 tarihli ve 127–180 E. K., 03/05/2011 tarihli ve 155–80 E. K., 21/02/2012 tarihli ve 279–55 E. K., 15/04/2014 tarihli ve 599-190 E. K., 28/03/2017 tarihli ve 214-206 E. K. sayılı Kararlarında “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı Kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; iddianame içeriğine göre, posta işletme merkezinde dağıtım görevlisi olan sanığın gerekli adres araştırmasını yapmadan, muhatabın adreste tanınmadığı hususunda tebligata şerh düşerek ilgili mahkemeye iade ettiği iddiasına ilişkin atılı suçtan katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan PTT Genel Müdürlüğünün usulsüz olarak davaya katılmasına karar verilmesi hükmü temyiz hakkı vermeyeceğinden vekilinin temyiz itirazlarının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 09/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 tarihli ve 65–69 E. K., 22/10/2002 tarihli ve 234–366 E. K., 04/07/2006 tarihli ve 127–180 E. K., 03/05/2011 tarihli ve 155–80 E. K., 21/02/2012 tarihli ve 279–55 E. K., 15/04/2014 tarihli ve 599-190 E. K., 28/03/2017 tarihli ve 214-206 E. K. sayılı Kararlarında “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı Kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; iddianame içeriğine göre, posta işletme merkezinde dağıtım görevlisi olan sanığın gerekli adres araştırmasını yapmadan, muhatabın adreste tanınmadığı hususunda tebligata şerh düşerek ilgili mahkemeye iade ettiği iddiasına ilişkin atılı suçtan katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan PTT Genel Müdürlüğünün usulsüz olarak davaya katılmasına karar verilmesi hükmü temyiz hakkı vermeyeceğinden vekilinin temyiz itirazlarının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 09/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.