Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/4883 K.2017/7956
Özet: 1. Uyuşmazlık, PTT Genel Müdürlüğü vekilinin ve PTT dağıtım görevlisi olarak görev yapan sanığın, resmi belgede sahtecilik ve güveni kötüye kullanmak suçlarından dolayı yürütülen davayla ilgili temyiz itirazlarıdır. 2. Mahkeme, PTT Genel Müdürlüğü'nün davaya katılma ve temyiz etme yetkisi olmadığını, sanığın temyiz dilekçelerini de kabul ettiğini ve bu nedenle tazminat davasını ve cezayı bozduğunu, 5320 sayılı Adalet Esası Yasası kapsamında 1412 sayılı CMUK'ya göre hükmü bozmaya karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, güveni kötüye kullanmak
HÜKÜM: Mahkumiyet 1-Şikayetçi PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik ve güveni kötüye kullanma suçlarından doğrudan zarar görmediği anlaşılan PTT Genel Müdürlüğü’nün, davaya katılma hakkı ve hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, şikayetçi PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2-Sanığın mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; PTT dağıtım görevlisi olarak görev yapan sanığın, görevi gereği olmamasına rağmen, katılan şirket yetkilileri ile kurduğu kişisel ilişkilere istinaden şirkete ait mektup ve kargo gönderilerini anılan firmadan kayden aldığı nakit avanslar karşılığında postaya verdiği, bunun karşılığında da ilgili PTT şubesinden aldığı posta alındıları üzerinde posta bedellerini fazla gösterecek şekilde tahrifat yaparak kalan ücretleri tahsil etmek suretiyle menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda, kamu kurumu olan PTT‘nin maddi varlığı olan “posta alındı“ belgeleri kullanılarak gerçekleşen eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde düzenlenen “kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık“ suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 20.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet 1-Şikayetçi PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik ve güveni kötüye kullanma suçlarından doğrudan zarar görmediği anlaşılan PTT Genel Müdürlüğü’nün, davaya katılma hakkı ve hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, şikayetçi PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2-Sanığın mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; PTT dağıtım görevlisi olarak görev yapan sanığın, görevi gereği olmamasına rağmen, katılan şirket yetkilileri ile kurduğu kişisel ilişkilere istinaden şirkete ait mektup ve kargo gönderilerini anılan firmadan kayden aldığı nakit avanslar karşılığında postaya verdiği, bunun karşılığında da ilgili PTT şubesinden aldığı posta alındıları üzerinde posta bedellerini fazla gösterecek şekilde tahrifat yaparak kalan ücretleri tahsil etmek suretiyle menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda, kamu kurumu olan PTT‘nin maddi varlığı olan “posta alındı“ belgeleri kullanılarak gerçekleşen eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde düzenlenen “kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık“ suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 20.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.