‹ Ana sayfa
Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2015/8701 K.2019/2845

Esas No: 2015/8701 · Karar No: 2019/2845 · Karar Tarihi: 11.03.2019
Özet: Uyuşmazlık, bir kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği nedeniyle tetiklenen işitteki eylemin görevi kötüye kullanma kapsamında değerlendirilip hâkimelerince kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi kararına konu olmuştur. Mahkeme, tebligat usulsüzlüğü ve zamanaşımı hükümlerini dikkate alarak, eylemin görevi kötüye kullanma niteliğinde olduğunu kabul ettikten sonra kamu davasının düşürülmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği

HÜKÜM: Eylemin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulüyle kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Tebligat parçası üzerine en yakın komşusuna haber verildiğine dair ibareyi içermemesi nedeniyle Tebligat Kanununun 21. maddesine aykırı şekilde katılan vekiline yokluğunda verilen hükmün tebliğine ilişkin yapılan tebligat usulsüz olduğundan, öğrenme üzerine gerçekleşen 02/12/2014 günlü temyizin süresinde yapıldığının kabulü gerektiği anlaşılmakla, 10/07/2013 tarihli temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın kaldırılarak esasın incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı eylemin sübutu halinde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturabileceği ve zamanaşımı süresinin karar tarihi itibarıyla henüz dolmadığı gözetilerek bir hüküm kurulması yerine yazılı şekilde eyleminin görevi kötüye kullanma niteliğinde görülerek kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de;
Sanığın üzerine atılı kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK'nın 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 30/11/2001 ile inceleme günü arasında soruşturma izninin alınmasıyla ilgili durma süresi eklendiğinde dahi bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 11/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?