Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/25360 K.2012/20424
Özet: (1) Uyuşmazlık, memurun resmi belgede sahteciliği ve görevi kötüye kullanmak suçlarından açılan davalarla ilgili zamanaşımı ve mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesidir. (2) Mahkeme, “görevi kötüye kullanmak” suçundan düşme kararını geçersiz kılarak yeniden yargılama gerektirmeden bozmuş; “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan mahkumiyet kararını ise zamanaşımı nedeniyle düşürmüştür.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memurun resmi belgede sahteciliği, görevi kötüye kullanmak
HÜKÜM: Görevi kötüye kullanmak suçundan: Düşme
Resmi belgede sahtecilik suçundan: Mahkumiyet
I- Sanık hakkında "görevi kötüye kullanmak" suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle "düşme" kararına yönelen müdafiinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Sanık hakkında "memurun resmi belgede sahteciliği" ve "görevi kötüye kullanmak" suçundan açılan kamu davasının yargılanması sırasında, 23/03/2001 tarihli ara karar ile " görevi kötüye kullanmak" suçundan kamu davasının tefrik edilerek görevsizlik kararıyla asliye ceza mahkemesine gönderildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece bu husus gözetilmeyerek yargılamaya konu olmayan " görevi kötüye kullanma" suçundan açılan davanın 25/03/2010 tarih ve 2001/45 esas, 2010/99 sayılı karar ile zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair kurulan hüküm hukuken geçersiz olup yok hükmünde olduğundan, bu hükme yönelik sanık müdafiinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMK'nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Sanık müdafiinin, "memurun resmi belgede sahteciliği" suçundan kurulan "mahkumiyet" hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen 765 sayılı TCK'nun 339. maddesindeki "memurun resmi belgede sahteciliği" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 18/09/1996 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 27/11/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Memurun resmi belgede sahteciliği, görevi kötüye kullanmak
HÜKÜM: Görevi kötüye kullanmak suçundan: Düşme
Resmi belgede sahtecilik suçundan: Mahkumiyet
I- Sanık hakkında "görevi kötüye kullanmak" suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle "düşme" kararına yönelen müdafiinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Sanık hakkında "memurun resmi belgede sahteciliği" ve "görevi kötüye kullanmak" suçundan açılan kamu davasının yargılanması sırasında, 23/03/2001 tarihli ara karar ile " görevi kötüye kullanmak" suçundan kamu davasının tefrik edilerek görevsizlik kararıyla asliye ceza mahkemesine gönderildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece bu husus gözetilmeyerek yargılamaya konu olmayan " görevi kötüye kullanma" suçundan açılan davanın 25/03/2010 tarih ve 2001/45 esas, 2010/99 sayılı karar ile zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair kurulan hüküm hukuken geçersiz olup yok hükmünde olduğundan, bu hükme yönelik sanık müdafiinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMK'nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Sanık müdafiinin, "memurun resmi belgede sahteciliği" suçundan kurulan "mahkumiyet" hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen 765 sayılı TCK'nun 339. maddesindeki "memurun resmi belgede sahteciliği" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 18/09/1996 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 27/11/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.