Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/5816 K.2016/5607
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 28/02/2005 tarihli tefecilik suçunun 2279 sayılı kanun kapsamında yedi yıl altı aylık zamanaşımı süresi dolmuş bulunmasının göz önünde bulundurulmadığını belirterek, mahkumiyet kararının bozulduğunu, tefecilik suçunun zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tefecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Tefecilik suçunda suç tarihi kazanç maksadıyla ödünç paranın verildiği tarih olup, dosya kapsamındaki müşteki anlatımlarından suç tarihinin 28/02/2005 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, atılı suçun 2279 sayılı Kanunun 17. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihinden itibaren, 28/08/2012 tarihinde zamanaşımı süresinin hükümden önce dolduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 31/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tefecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Tefecilik suçunda suç tarihi kazanç maksadıyla ödünç paranın verildiği tarih olup, dosya kapsamındaki müşteki anlatımlarından suç tarihinin 28/02/2005 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, atılı suçun 2279 sayılı Kanunun 17. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihinden itibaren, 28/08/2012 tarihinde zamanaşımı süresinin hükümden önce dolduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 31/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.