Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/1646 K.2016/3101
Özet: Tayfur, 2004 yılında kazanç amacıyla ödünç para verme tefeciliğine ilişkin 2279 sayılı Kanundan yola çıkılarak yedi yıl altı aylık zamanaşımı aşmış olduğu belirlendi, bu nedenle 5. Ceza Dairesi 5237 sayılı TCK 7/2. maddesi ve 5320 sayılı Kanun 8/1. maddesine dayanarak karar bozularak 28.03.2016’da oybirliğiyle kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi kararını kabul etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tefecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Tefecilik suçunda suç tarihi kazanç elde etmek maksadıyla ödünç paranın verildiği tarih olup, dosya kapsamından suç tarihinin 2004 yılı olduğu gözetilerek yapılan incelemede; sanığın üzerine atılı suçun 2279 sayılı Kanunun 17. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 28/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tefecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Tefecilik suçunda suç tarihi kazanç elde etmek maksadıyla ödünç paranın verildiği tarih olup, dosya kapsamından suç tarihinin 2004 yılı olduğu gözetilerek yapılan incelemede; sanığın üzerine atılı suçun 2279 sayılı Kanunun 17. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 28/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.