‹ Ana sayfa
Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/6406 K.2014/10641

Esas No: 2013/6406 · Karar No: 2014/10641 · Karar Tarihi: 10.11.2014
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın polis memuruna karşı “görevi yaptırmamak için direnme” suçundan ve ayrıca hakaret suçundan dolayı açılan davayla ilgili iddianamede belirtilen fiillerin bağımsızlığı ve yargılama kapsamının belirlenmesiydir. Mahkeme, 5320 sayılı Kanun ve CMUK hükümlerine dayanarak, sanığın temyiz itirazlarını kabul ederek kararları bozdu ve davayı yeniden değerlendirmeye yöneltti.
Tebliğname No: 4 - 2011/139519

MAHKEMESİ: İstanbul 41. (Fatih 2.) Asliye Ceza Mahkemesi

TARİHİ: 11/10/2010

NUMARASI: 2007/825 Esas, 2010/625 Karar SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 05/08/2007 tarihli olay tutanağı, müşteki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, sadece polis memuru C.. S..'nın yakasını tutmak suretiyle direndiği anlaşılmakla, TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 09/10/2007 gün ve 2007/11-44-200 sayılı Kararında vurgulandığı gibi, bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesinin o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği ve iddianamede dava konusu yapılan fiilin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, yine 5271 sayılı CMK'nın 225. madde hükmü uyarınca mahkemelerin iddianamede belirtilen olay ile bağlı olup, davasız yargılama olmaz ilkesi uyarınca da açılmayan bir davadan dolayı hüküm kuramayacağı, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı, CMK'nın 226/1. maddesinin sadece suç niteliğinin değişmesi halinde uygulanabileceği nazara alındığında; 03/10/2007 tarihli iddianamede sadece görevi yaptırmamak için direnme suçundan kamu davası açıldığı, kamu görevlisine hakaret suçundan usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı ve mahkemece bu konuda herhangi bir suç duyurusunda da bulunulmadığı gözetilmeden ek savunma hakkı tanınmak suretiyle hakaret suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması, Sanığın polis memurlarının kendisini dövdükleri yönündeki savunması ve hakkında düzenlenen adli rapor içeriği üzerinde durularak TCK'nın 29. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılmaması, Görevi yaptırmamak için direnme suçuna ve alenen hakaret nedeniyle arttırıma ilişkin uygulama maddelerinin TCK'nın 265/1, 125/4. maddeleri yerine 165/1 ve 265/4 olarak gösterilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?