Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/5753 K.2013/4945
Özet: (1) Uyuşmazlık, bir kaza sonrası Jandarma görevlilerine karşı sanığın tek taraflı direnmesi ve hakaret suçlamasıyla ilgiliydi. (2) Mahkeme, sanığı görevli memura direnme ve hakaret suçlarından mahkum etti ancak sosyal ve ekonomik durumunu göz önünde bulundurarak hapis yerine adli para cezası uyguladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olay tarihinde sanığın tek taraflı kaza yapması ve kendisine yardım eden vatandaşların haber vermesi üzerine Jandarma görevlisi olan müştekilerin olay yerine intikal ettikleri, kazanın tek taraflı ve maddi hasarlı olması nedeniyle işlem yapmayacaklarını söyleyen görevlilerin olay yerine geldiklerine ilişkin tutanağı imzalatmak istemeleri üzerine sanığın üzerine atılı eylemleri gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, görevli memurların sanığa yönelik hangi yasal görevlerinin cebir veya tehdit kullanılarak yaptırılmadığı, denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle karar yerinde tartışılmadan ve eylemin tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın birden fazla görevliye direndiği kabul edilmesine rağmen, hakkında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,
Sanık hakkında görevli memura direnme suçundan dolayı hükmolunan cezanın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak adli para cezasına çevrilmesine rağmen, hakaret suçundan dolayı temel cezanın belirlenmesi sırasında seçenek yaptırımlardan hapis cezasının tercih edilmesinin gerekçelerinin denetime imkan verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi suretiyle çelişkili uygulama yapılması,
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olay tarihinde sanığın tek taraflı kaza yapması ve kendisine yardım eden vatandaşların haber vermesi üzerine Jandarma görevlisi olan müştekilerin olay yerine intikal ettikleri, kazanın tek taraflı ve maddi hasarlı olması nedeniyle işlem yapmayacaklarını söyleyen görevlilerin olay yerine geldiklerine ilişkin tutanağı imzalatmak istemeleri üzerine sanığın üzerine atılı eylemleri gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, görevli memurların sanığa yönelik hangi yasal görevlerinin cebir veya tehdit kullanılarak yaptırılmadığı, denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle karar yerinde tartışılmadan ve eylemin tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın birden fazla görevliye direndiği kabul edilmesine rağmen, hakkında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,
Sanık hakkında görevli memura direnme suçundan dolayı hükmolunan cezanın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak adli para cezasına çevrilmesine rağmen, hakaret suçundan dolayı temel cezanın belirlenmesi sırasında seçenek yaptırımlardan hapis cezasının tercih edilmesinin gerekçelerinin denetime imkan verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi suretiyle çelişkili uygulama yapılması,
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.