Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/5068 K.2013/2088
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların görevli polis memurlarına karşı hakaret, kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme eylemlerinden kaynaklanan suçlamalardır; mahkeme, bu eylemlerin TCK 265/3, 43/2 ve ilgili maddelerle değerlendirilmesinde eksiklikler bulmuş ve temyiz kararını bozarak yeni yargılamaya yönlendirmiştir. Mahkemenin sonucu, sanıkların suçlamalarına ilişkin önceki mahalli kararın iptali ve yeniden inceleme talimatıdır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, kasten yaralama, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında iki ayrı kez birden fazla kamu görevlisine karşı hakaret, kamu görevlisini kasten yaralama ve kamu görevlisini kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Müştekiler ... ve ...'ya yönelik kasten yaralama eylemleri nedeniyle hükümler kurulurken uygulama maddesi olan TCK'nın 86/2. maddesinin gösterilmemesi mahallinde ilavesi mümkün eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık ...'nın direnme eylemini tamamladıktan sonra görevli memurlar tarafından karakola götürüldüğü esnada olay yerine gelen diğer sanık ...'in görevli polis memurlarına direndiğinin kabul edilmesi karşısında, sanıkların görevi yaptırmamak için direnme suçunu ne şekilde birlikte işledikleri denetime olanak verecek şekilde gerekçesiyle karar yerinde tartışılmadan TCK'nın 265/3. maddesinin uygulanması,
Birden çok görevliye direnen sanık hakkında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın tekerrüre esas alınan erteli cezası hakkında mahkemesine ihbarda bulunulmaması,
Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, hakkında yasal işlem yapılmak üzere ...'nın karakola götürülmesini engellemek amacıyla görevli polis memuru ...'un boynuna sarılarak gömleğini yırtması şeklinde kabul edilen eyleminden dolayı görevi yaptırmamak için direnme ve mala zarar verme suçlarından ayrı ayrı ceza tayini yoluna gidilmiş ise de, mağdur polis memuru ...'un kovuşturma aşamasında şikayet ve beyanlarının tespiti ile sanık tarafından boynunun sıkılması ve gömleğinin yırtılması hadiselerinin aynı zamanda gerçekleşip gerçekleşmediği sorulup bu yönde beyanı alındıktan sonra, gömleğin yırtılması eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir unsuru içinde kabul edilip edilmeyeceği, bu halde sanık hakkında TCK'nın 44. maddesi delaletiyle sadece cezası daha ağır olan görevi yaptırmamak için direnme suçundan ceza verilip verilmeyeceği hususları tartışılmadan yazılı şekilde ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık ...'nın direnme eylemini tamamladıktan sonra görevli memurlar tarafından karakola götürüldüğü esnada olay yerine gelen bu sanığın görevli polis memurlarına direndiğinin kabul edilmesi karşısında, sanıkların görevi yaptırmamak için direnme suçunu ne şekilde birlikte işledikleri denetime olanak verecek şekilde gerekçesiyle karar yerinde tartışılmadan TCK'nın 265/3. maddesinin uygulanması,
Birden çok görevliye direnen sanık hakkında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, kasten yaralama, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında iki ayrı kez birden fazla kamu görevlisine karşı hakaret, kamu görevlisini kasten yaralama ve kamu görevlisini kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Müştekiler ... ve ...'ya yönelik kasten yaralama eylemleri nedeniyle hükümler kurulurken uygulama maddesi olan TCK'nın 86/2. maddesinin gösterilmemesi mahallinde ilavesi mümkün eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık ...'nın direnme eylemini tamamladıktan sonra görevli memurlar tarafından karakola götürüldüğü esnada olay yerine gelen diğer sanık ...'in görevli polis memurlarına direndiğinin kabul edilmesi karşısında, sanıkların görevi yaptırmamak için direnme suçunu ne şekilde birlikte işledikleri denetime olanak verecek şekilde gerekçesiyle karar yerinde tartışılmadan TCK'nın 265/3. maddesinin uygulanması,
Birden çok görevliye direnen sanık hakkında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın tekerrüre esas alınan erteli cezası hakkında mahkemesine ihbarda bulunulmaması,
Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, hakkında yasal işlem yapılmak üzere ...'nın karakola götürülmesini engellemek amacıyla görevli polis memuru ...'un boynuna sarılarak gömleğini yırtması şeklinde kabul edilen eyleminden dolayı görevi yaptırmamak için direnme ve mala zarar verme suçlarından ayrı ayrı ceza tayini yoluna gidilmiş ise de, mağdur polis memuru ...'un kovuşturma aşamasında şikayet ve beyanlarının tespiti ile sanık tarafından boynunun sıkılması ve gömleğinin yırtılması hadiselerinin aynı zamanda gerçekleşip gerçekleşmediği sorulup bu yönde beyanı alındıktan sonra, gömleğin yırtılması eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir unsuru içinde kabul edilip edilmeyeceği, bu halde sanık hakkında TCK'nın 44. maddesi delaletiyle sadece cezası daha ağır olan görevi yaptırmamak için direnme suçundan ceza verilip verilmeyeceği hususları tartışılmadan yazılı şekilde ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık ...'nın direnme eylemini tamamladıktan sonra görevli memurlar tarafından karakola götürüldüğü esnada olay yerine gelen bu sanığın görevli polis memurlarına direndiğinin kabul edilmesi karşısında, sanıkların görevi yaptırmamak için direnme suçunu ne şekilde birlikte işledikleri denetime olanak verecek şekilde gerekçesiyle karar yerinde tartışılmadan TCK'nın 265/3. maddesinin uygulanması,
Birden çok görevliye direnen sanık hakkında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.