Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/4774 K.2012/8836
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli zimmet, resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** Beraet, düşme, mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ... müdafiin duruşma isteminin CMUK'nın 318. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Oluş ve kabule göre sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın üzerlerine atılı görevi kötüye kullanma, sanıklar ..., ... ve ...’e isnat edilen nitelikli dolandırıcılık suçlarının yasa maddelerinde öngörülen cezaların tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, sanıkların sorgusunun yapıldığı 13/12/2000, 02/03/2001, 27/04/2001 tarihleri ile karar tarihi arasında zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine dair hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun yasa maddesinde öngörülen cezasının tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK'nın 102/3. maddesinde belirlenen 10 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 13/12/2000, 02/03/2001 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin dolduğu anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında evrakta sahtecilik suçundan kurulan mahkümiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Katılan kurumdan sanık ...’in suç tarihindeki görevinin ne olduğunun sorulması, adli emanette kayıtlı belgeler getirtilerek, söz konusu belgelerin aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının duruşma tutanağına denetime imkan verecek şekilde yazılması, davaya konu belgelerin düzenlenmesi nedeniyle, “memurun resmi belgede sahteciliği” suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığına keza 5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve kamu görevlisi tarafından işlenebilen, kamu görevlisinin resmi evrakta sahteciliği suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alınarak, suç tarihinde kamu görevlisi olmadığı anlaşılan sanıklar ... ve ...’in eylemlerinin bunlardan hangisine temas ettiğine ilişkin gerekçeler ile sanıkların fikir ve irade birliği içinde hareket ettiklerine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğunun karar yerinde gösterilip tartışılması, CMK'nın 230/1. maddesine uygun şekilde, hükmün gerekçe bölümünde, sanıkların lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, bu kapsamda sanıkların somut olgularla bağlantısının gösterilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, ulaşılan kanıya göre sanıkların sabit kabul edilen fiilleri açıklanarak nitelendirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının saptanması gerektiği gözetilmeden, yetersiz ve soyut gerekçe ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanıkların birden fazla gerçeğe aykırı şekilde resmi belge düzenlediklerinin anlaşılmasına rağmen zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak sanıklar hakkında eksik ceza tayini,
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen sanık ... hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Nitelikli zimmet, resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** Beraet, düşme, mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ... müdafiin duruşma isteminin CMUK'nın 318. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Oluş ve kabule göre sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın üzerlerine atılı görevi kötüye kullanma, sanıklar ..., ... ve ...’e isnat edilen nitelikli dolandırıcılık suçlarının yasa maddelerinde öngörülen cezaların tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, sanıkların sorgusunun yapıldığı 13/12/2000, 02/03/2001, 27/04/2001 tarihleri ile karar tarihi arasında zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine dair hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun yasa maddesinde öngörülen cezasının tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK'nın 102/3. maddesinde belirlenen 10 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 13/12/2000, 02/03/2001 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin dolduğu anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında evrakta sahtecilik suçundan kurulan mahkümiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Katılan kurumdan sanık ...’in suç tarihindeki görevinin ne olduğunun sorulması, adli emanette kayıtlı belgeler getirtilerek, söz konusu belgelerin aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının duruşma tutanağına denetime imkan verecek şekilde yazılması, davaya konu belgelerin düzenlenmesi nedeniyle, “memurun resmi belgede sahteciliği” suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığına keza 5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve kamu görevlisi tarafından işlenebilen, kamu görevlisinin resmi evrakta sahteciliği suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alınarak, suç tarihinde kamu görevlisi olmadığı anlaşılan sanıklar ... ve ...’in eylemlerinin bunlardan hangisine temas ettiğine ilişkin gerekçeler ile sanıkların fikir ve irade birliği içinde hareket ettiklerine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğunun karar yerinde gösterilip tartışılması, CMK'nın 230/1. maddesine uygun şekilde, hükmün gerekçe bölümünde, sanıkların lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, bu kapsamda sanıkların somut olgularla bağlantısının gösterilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, ulaşılan kanıya göre sanıkların sabit kabul edilen fiilleri açıklanarak nitelendirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının saptanması gerektiği gözetilmeden, yetersiz ve soyut gerekçe ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanıkların birden fazla gerçeğe aykırı şekilde resmi belge düzenlediklerinin anlaşılmasına rağmen zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak sanıklar hakkında eksik ceza tayini,
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen sanık ... hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.