Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/4614 K.2012/5349
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların ihaleye fesat karıştırma ve görevi kötüye kullanma suçlarından beraet veya mahkümiyetine ilişkin temyiz itirazlarıdır; Mahkeme, zamanaşımı nedeniyle beraet kararlarını bozarak ayrı ayrı düşürmeyi, diğer mahkümiyetleri ise temyiz itirazlarına dayanarak reddederek kabul etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhaleyi fesat karıştırma ve görevi kötüye kullanma
(sanık ... hakkında)
İhaleye fesat karıştırma (diğer sanıklar haklarında)
HÜKÜM: Sanık ...'in görevi kötüye kullanma,
sanıklar Medeni ve ......,'in ihaleye fesat karıştırma suçundan beraetlerine, sanıklar ... ve ...'a isnat olunan ihaleye fesat karıştırma suçunun görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü ile ayrı ayrı mahkümiyetlerine, ... müdafiileri ile sanık ...
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., Medeni ve ...haklarında verilen beraet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların oluşumu kabul edilen görevi kötüye kullanma (765 sayılı TCK'nın 240. mad.) suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, beraet hükmünün zamanaşımını kesen niteliğinin bulunmaması nazara alınarak sanıkların sorgularının yapıldığı 22/02/2007 tarihinden itibaren zamanaşımını kesen bir işlemin olmadığı, inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar haklarında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanıklar ... ve ... haklarında verilen mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümlerden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi de gözetilerek hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi ve 3. fıkra için yeni bir ceza ihdas edilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca, kamu davasına katılma üzerine, mahkümiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine, vekil duruşmalara katılmamış olsa dahi, tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen maktu avukatlık ücretinin sanıklara yükletilmesi gerektiği gözetilmeyerek katılan Hazine yararına dilekçe yazım ücretine hükmedilmiş olması,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık ... ile sanıklar ... ve ... müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : İhaleyi fesat karıştırma ve görevi kötüye kullanma
(sanık ... hakkında)
İhaleye fesat karıştırma (diğer sanıklar haklarında)
HÜKÜM: Sanık ...'in görevi kötüye kullanma,
sanıklar Medeni ve ......,'in ihaleye fesat karıştırma suçundan beraetlerine, sanıklar ... ve ...'a isnat olunan ihaleye fesat karıştırma suçunun görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü ile ayrı ayrı mahkümiyetlerine, ... müdafiileri ile sanık ...
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., Medeni ve ...haklarında verilen beraet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların oluşumu kabul edilen görevi kötüye kullanma (765 sayılı TCK'nın 240. mad.) suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, beraet hükmünün zamanaşımını kesen niteliğinin bulunmaması nazara alınarak sanıkların sorgularının yapıldığı 22/02/2007 tarihinden itibaren zamanaşımını kesen bir işlemin olmadığı, inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar haklarında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanıklar ... ve ... haklarında verilen mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümlerden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi de gözetilerek hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi ve 3. fıkra için yeni bir ceza ihdas edilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca, kamu davasına katılma üzerine, mahkümiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine, vekil duruşmalara katılmamış olsa dahi, tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen maktu avukatlık ücretinin sanıklara yükletilmesi gerektiği gözetilmeyerek katılan Hazine yararına dilekçe yazım ücretine hükmedilmiş olması,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık ... ile sanıklar ... ve ... müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.