Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/5339 K.2012/9870
Özet: Uyuşmazlık konusu, mahalli mahkemece ihaleye fesat karıştırma suçundan beraet hükmünün temyiz edilmesi ve ilgili sanıkların hapis cezası ile yetki kısıtlamalarının uygulanmasıdır. Mahkeme, delillerin usulüne uygun olduğunu kabul ederek beraet kararını onayladı; ancak ihaleye fesat karıştırma suçunun oluşumu ve haksız çıkar sağlama unsurlarının yeterince gerekçelendirilmediğini belirterek ilgili hükümlerin bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: İhaleye fesat karıştırma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ... hakkında verilen kamu davasının tefrikine dair karar CMK'nın 223. maddesinde sayılan davayı sonuçlandırıcı nitelikte kararlardan olmayıp, temyiz yeteneği bulunmadığı cihetle katılan vekilinin bu sanığa yönelik temyiz talebinin CMUK'nın 317. maddesi uyarınca, keza sanıklar ... ve ... duruşmalı temyiz taleplerinin de tayin olunan sonuç cezaya nazaran CMUK'nın 318. maddesi gereğince reddine, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan beraet hükmünün temyizen incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
22/06/2004 günlü ilk hükmün gerekçesiz olması ve sanıkların eylemlerinin ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturup oluşturmadığının karar yerinde tartışılmaması sebebiyle bozulması üzerine yine gerekli araştırma ve soruşturma yapılmadan bu kez sanıkların eylemleri ihaleye fesat karıştırma olarak kabul edilmiş ise de;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 205. maddesinde belirtilen ihaleye fesat karıştırma suçunun oluşabilmesi için sanığın kendisi veya üçüncü kişiler lehine haksız çıkar sağlamasının gerektiği ve bunun suçun maddi unsuru olduğu, alım satımın uygulama usul ve şekillerine aykırı davranılması veya ihale tamamlandıktan sonra yapılan usulsüz eylemlerin alım satıma fesat karıştırma suçunu oluşturmayacağı, somut olayda da ihalenin ilan edilerek açık teklif artırma yöntemiyle yapıldığı, tek başvurunun olduğu ve arazinin belirlenen muhammen bedeli ile yargılama sırasında mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda tespit edilen değerinin üzerinde satıldığı, kontrolörün Belediye mücavir alanındaki arsanın metrekaresini kıstas alarak değeri belirlemesine rağmen, satılan yerin keşifte de tespit edildiği üzere mücavir alan dışında kaldığı gözetilerek ihale konusu yerin bedeli belirlenip haksız çıkar sağlama hareket öğesinin nasıl oluştuğu açıklanmadan, keza lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 235/2. maddesinde sayılan hileli davranışlardan hangi veya hangilerinin somut olayda gerçekleştiği belirtilip atılı suçun ne şekilde oluştuğu da karar yerinde gerekçeleri ile birlikte gösterilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkiyi kullanmalarının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hapis cezasının kanuni sonucu olarak "belirli haklardan yoksun bırakılma" hükmünün uygulanması sırasında, TCK'nın 53/1-c maddesi uyarınca, "velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun, sanığın sadece kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, altsoyu olmayanlar yönünden ise cezanın infazına kadar hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde, altsoy ayırımı yapılmadan belirtilen hakları kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İhaleye fesat karıştırma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ... hakkında verilen kamu davasının tefrikine dair karar CMK'nın 223. maddesinde sayılan davayı sonuçlandırıcı nitelikte kararlardan olmayıp, temyiz yeteneği bulunmadığı cihetle katılan vekilinin bu sanığa yönelik temyiz talebinin CMUK'nın 317. maddesi uyarınca, keza sanıklar ... ve ... duruşmalı temyiz taleplerinin de tayin olunan sonuç cezaya nazaran CMUK'nın 318. maddesi gereğince reddine, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan beraet hükmünün temyizen incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
22/06/2004 günlü ilk hükmün gerekçesiz olması ve sanıkların eylemlerinin ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturup oluşturmadığının karar yerinde tartışılmaması sebebiyle bozulması üzerine yine gerekli araştırma ve soruşturma yapılmadan bu kez sanıkların eylemleri ihaleye fesat karıştırma olarak kabul edilmiş ise de;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 205. maddesinde belirtilen ihaleye fesat karıştırma suçunun oluşabilmesi için sanığın kendisi veya üçüncü kişiler lehine haksız çıkar sağlamasının gerektiği ve bunun suçun maddi unsuru olduğu, alım satımın uygulama usul ve şekillerine aykırı davranılması veya ihale tamamlandıktan sonra yapılan usulsüz eylemlerin alım satıma fesat karıştırma suçunu oluşturmayacağı, somut olayda da ihalenin ilan edilerek açık teklif artırma yöntemiyle yapıldığı, tek başvurunun olduğu ve arazinin belirlenen muhammen bedeli ile yargılama sırasında mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda tespit edilen değerinin üzerinde satıldığı, kontrolörün Belediye mücavir alanındaki arsanın metrekaresini kıstas alarak değeri belirlemesine rağmen, satılan yerin keşifte de tespit edildiği üzere mücavir alan dışında kaldığı gözetilerek ihale konusu yerin bedeli belirlenip haksız çıkar sağlama hareket öğesinin nasıl oluştuğu açıklanmadan, keza lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 235/2. maddesinde sayılan hileli davranışlardan hangi veya hangilerinin somut olayda gerçekleştiği belirtilip atılı suçun ne şekilde oluştuğu da karar yerinde gerekçeleri ile birlikte gösterilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkiyi kullanmalarının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hapis cezasının kanuni sonucu olarak "belirli haklardan yoksun bırakılma" hükmünün uygulanması sırasında, TCK'nın 53/1-c maddesi uyarınca, "velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun, sanığın sadece kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, altsoyu olmayanlar yönünden ise cezanın infazına kadar hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde, altsoy ayırımı yapılmadan belirtilen hakları kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.