‹ Ana sayfa
Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/3744 K.2013/1770

Esas No: 2012/3744 · Karar No: 2013/1770 · Karar Tarihi: 12.03.2013
Özet: Uyuşmazlık, sanığın katılanla yapılan vekaletname çerçevesinde açtığı tazminat davasının sonucunda tahsil ettiği meblağı hak sahibi olan katılana ödememesi ve bu eylemin 5237 sayılı TCK’nın güveni kötüye kullanma suçunu oluşturmasıyla ilgilidir. Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını kabul ederek kararını bozdu ve 5320 sayılı Kanun ile CMUK hükümlerine göre yeni bir hüküm çıkarmaya karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM: Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Katılanın, kararın tefhim edildiği 20/07/2011 tarihli 5. celsede sanığın suçtan kaynaklı zararını gidermediğini beyan etmesi karşısında sanık hakkında tesis olunan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılması mümkün görülmediğinden, tebliğnamede yer alan 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi amacıyla kararın bozulması gerektiği yönündeki düşünceye iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;
Sanığın, katılan ile aralarında düzenlenen vekaletname uyarınca açtığı tazminat davasının davacı taraf lehine sonuçlanması sonrasında söz konusu mahkeme ilamını icra yolu ile takibe koymak suretiyle tahsil etmiş bulunduğu meblağı hak sahibi olan katılana ödemeyerek, mesleği nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin yararına olarak zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunduğunun anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 155. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Gerekçeli kararda, 5237 sayılı TCK'nın 257/1. maddesi uyarınca hüküm kurulduğu belirtildiği halde hüküm fıkrasında sanığın TCK'nın 257/2. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 12/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?