Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/2096 K.2013/1498
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların rüşvet alma ve verme suçlarından dolayı açılan kamu davası ve fuhuş suçundan beraet hükmü üzerine temyiz edilmesiyle ilgiliydi; mahkeme, hem rüşvet hem de fuhuş suçları için verilen kararları inceleyerek, temyiz sürecinde gerekli tebligatların yapılmadığını belirtti. Mahkeme, temyiz hakkının kullanılması ve ilgili belgelerin eksik olduğu tespit edilince, dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına iade edilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Rüşvet alma, rüşvet verme, fuhuş
HÜKÜM: Mahkümiyet, beraet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
28/05/2009 günlü iddianame ile sanık ... hakkında TCK'nın 227/2-6. maddeleri gereğince fuhuş suçundan kamu davası açılıp hakkında bu suçtan beraet hükmü kurulduğu ve O yer C. Savcısının belirtilen hükmü de temyiz etmesine karşın, Yargıtay C. Başsavcılığının 17/02/2011 tarihli tebliğnamesinde bu hususta görüş bildirilmediği ve ayrıca fuhuş suçundan hakkında mahkümiyet hükmü kurulan sanık ...'nin isminin ... olarak gösterildiği,
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında rüşvet almak ve vermek suçlarından kamu davası açıldığı, 26/12/2003 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5020 sayılı Kanunun 12 ve 13. maddeleriyle; 3628 sayılı Kanunun 17. maddenin 1. fıkrasında yapılan değişiklik ve 18. maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen fıkralarda yer alan "... rüşvet ... suçlarından veya bu suçlara iştirak etmekten sanık olanlar hakkında, yapılan ihbar veya takipsizlik kararı ve iddianame Cumhuriyet Başsavcılığınca, Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü ile varsa diğer ilgili kamu kurum veya kuruluşlarına bildirilir. Hazine avukatının yazılı başvuruda bulunması halinde Maliye Bakanlığı, başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazanır" şeklindeki düzenleme karşısında; CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca kamu davasından haberdar edilmemiş olup da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olanların kanun yollarına başvurma haklarının bulunduğu gözetilerek hükmün bildirilmesinin gerektiği, ancak dosyada Hazine, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve ... Belediyesinin duruşmadan haberdar edildiğine ve temyiz haklarını kullanabilmeleri için hükmün tebliğ edildiğine ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığı anlaşıldığından, davanın Hazine, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve ... Belediyesine haber verildiğini ve hükmün tebliğ edildiğini gösteren bilgi ve belgeler var ise dosyasına eklenmesi, aksi halde, anılan tebligat noksanlıklarının giderilerek alınacak tebligat parçaları ile verildiği takdirde ayrıntılı temyiz dilekçeleri eklendikten ve temyiz vaki olursa bu hususta ve ayrıca tebliğnamede görüş bildirilmeyen sanık ... ile temyize konu olan ve ismi yanlış gösterilen sanık ... haklarında ek tebliğname düzenlendikten sonra iadesi için incelenmeyen dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 04/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Rüşvet alma, rüşvet verme, fuhuş
HÜKÜM: Mahkümiyet, beraet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
28/05/2009 günlü iddianame ile sanık ... hakkında TCK'nın 227/2-6. maddeleri gereğince fuhuş suçundan kamu davası açılıp hakkında bu suçtan beraet hükmü kurulduğu ve O yer C. Savcısının belirtilen hükmü de temyiz etmesine karşın, Yargıtay C. Başsavcılığının 17/02/2011 tarihli tebliğnamesinde bu hususta görüş bildirilmediği ve ayrıca fuhuş suçundan hakkında mahkümiyet hükmü kurulan sanık ...'nin isminin ... olarak gösterildiği,
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında rüşvet almak ve vermek suçlarından kamu davası açıldığı, 26/12/2003 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5020 sayılı Kanunun 12 ve 13. maddeleriyle; 3628 sayılı Kanunun 17. maddenin 1. fıkrasında yapılan değişiklik ve 18. maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen fıkralarda yer alan "... rüşvet ... suçlarından veya bu suçlara iştirak etmekten sanık olanlar hakkında, yapılan ihbar veya takipsizlik kararı ve iddianame Cumhuriyet Başsavcılığınca, Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü ile varsa diğer ilgili kamu kurum veya kuruluşlarına bildirilir. Hazine avukatının yazılı başvuruda bulunması halinde Maliye Bakanlığı, başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazanır" şeklindeki düzenleme karşısında; CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca kamu davasından haberdar edilmemiş olup da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olanların kanun yollarına başvurma haklarının bulunduğu gözetilerek hükmün bildirilmesinin gerektiği, ancak dosyada Hazine, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve ... Belediyesinin duruşmadan haberdar edildiğine ve temyiz haklarını kullanabilmeleri için hükmün tebliğ edildiğine ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığı anlaşıldığından, davanın Hazine, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve ... Belediyesine haber verildiğini ve hükmün tebliğ edildiğini gösteren bilgi ve belgeler var ise dosyasına eklenmesi, aksi halde, anılan tebligat noksanlıklarının giderilerek alınacak tebligat parçaları ile verildiği takdirde ayrıntılı temyiz dilekçeleri eklendikten ve temyiz vaki olursa bu hususta ve ayrıca tebliğnamede görüş bildirilmeyen sanık ... ile temyize konu olan ve ismi yanlış gösterilen sanık ... haklarında ek tebliğname düzenlendikten sonra iadesi için incelenmeyen dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 04/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.