Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/12897 K.2013/8613
Özet: (1) Sanıkların polis memuru olan mağdurları görevlerini yapmalarını engellemek amacıyla TCK’nın 86/2. maddesinde belirtilen nitelikte yaraladıkları ve bu eylemin görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir unsurunu oluşturduğu gözetilmeden, ayrıca hakaret ve kasten yaralama suçlarından hüküm kurulması; (2) Mahkeme, sanıkların TCK 86/2. maddeye göre görev engelleme ve kasten yaralama suçlarını işlediğini kabul ederek, hem Görevi Yaptırmamak için Direnme hem de Hakaret ve Kasten Yaralama suçlarından mahkumiyet kararı verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların direnme suçunu birden fazla kamu görevlisine karşı işledikleri kabul edilmesine rağmen, TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların polis memuru olan mağdurları görevlerini yapmalarını engellemek amacıyla TCK'nın 86/2. maddesinde belirtilen nitelikte yaraladıkları ve bu eylemin görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir unsurunu oluşturduğu gözetilmeden, yaralama suçundan da ayrıca yazılı şekilde hüküm kurulması,
CMK'nın 231/6-c maddesinde belirtilen zarar kavramının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da kabul edildiği gibi; belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamaması karşısında, incelenen dosyada, adli sicil kaydı bulunmayan sanıklara yüklenen suçlar nedeniyle mağdurların, ne şekilde maddi nitelikte zararı olduğu açıklanarak, sanıkların hukuksal durumunun, maddedeki yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine, "mağdurun zararının giderilmemiş olması, sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyecekleri konusunda mahkememizde müspet kanaat oluşmaması sebebiyle” şeklindeki gerekçeyle, ayrıca TCK'nın 62. maddesinin uygulanma gerekçesiyle de çelişir şekilde sanıklar hakkında CMK'nın 231. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların direnme suçunu birden fazla kamu görevlisine karşı işledikleri kabul edilmesine rağmen, TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların polis memuru olan mağdurları görevlerini yapmalarını engellemek amacıyla TCK'nın 86/2. maddesinde belirtilen nitelikte yaraladıkları ve bu eylemin görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir unsurunu oluşturduğu gözetilmeden, yaralama suçundan da ayrıca yazılı şekilde hüküm kurulması,
CMK'nın 231/6-c maddesinde belirtilen zarar kavramının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da kabul edildiği gibi; belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamaması karşısında, incelenen dosyada, adli sicil kaydı bulunmayan sanıklara yüklenen suçlar nedeniyle mağdurların, ne şekilde maddi nitelikte zararı olduğu açıklanarak, sanıkların hukuksal durumunun, maddedeki yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine, "mağdurun zararının giderilmemiş olması, sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyecekleri konusunda mahkememizde müspet kanaat oluşmaması sebebiyle” şeklindeki gerekçeyle, ayrıca TCK'nın 62. maddesinin uygulanma gerekçesiyle de çelişir şekilde sanıklar hakkında CMK'nın 231. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.