Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/9056 K.2012/1685
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında tekerrüre esas ilam nedeniyle TCK'nın 58/6. maddesinin uygulanmaması ve seçimlik olarak öngörülen cezalardan anılan kanunun 58/3. maddesi uyarınca hapis cezasının seçilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmaması, hükümden sonra yürürlüğe giren CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunda değerlendirme yapılması lüzumu ise sanığın daha önceden kasıtlı suçtan adli sicil kaydının bulunduğunun anlaşılması karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın ruhsat almadan hurdacılık yaptığı işyerinin 15/08/2003 tarihinde mühürlenmesine rağmen 08/03/2006 tarihinde yapılan kontrolde mühürün kaldırılarak faaliyete devam ettiği belirlendiğinden mühür bozma suçunu işlediği anlaşılmakla; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/l. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması yerine infazda kuşkuya yol açacak şekilde "TCK'nın 53/1-2 maddelerinin uygulanmasına" şeklinde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün bu sebepten dolayı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği
yetkiye dayanarak, hüküm fıkrasına “5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi gereğince 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanmasına” biçimindeki ibarenin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında tekerrüre esas ilam nedeniyle TCK'nın 58/6. maddesinin uygulanmaması ve seçimlik olarak öngörülen cezalardan anılan kanunun 58/3. maddesi uyarınca hapis cezasının seçilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmaması, hükümden sonra yürürlüğe giren CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunda değerlendirme yapılması lüzumu ise sanığın daha önceden kasıtlı suçtan adli sicil kaydının bulunduğunun anlaşılması karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın ruhsat almadan hurdacılık yaptığı işyerinin 15/08/2003 tarihinde mühürlenmesine rağmen 08/03/2006 tarihinde yapılan kontrolde mühürün kaldırılarak faaliyete devam ettiği belirlendiğinden mühür bozma suçunu işlediği anlaşılmakla; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/l. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması yerine infazda kuşkuya yol açacak şekilde "TCK'nın 53/1-2 maddelerinin uygulanmasına" şeklinde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün bu sebepten dolayı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği
yetkiye dayanarak, hüküm fıkrasına “5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi gereğince 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanmasına” biçimindeki ibarenin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.