Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/7660 K.2011/24263
1 kez atıf aldı1 bozma bağlamıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık konusu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve 765 sayılı TCK kapsamında zimmet ve kooperatiflere muhalefet suçlarından sanıkların yargılanmasıdır; Mahkeme, ilgili kararları zamanaşımı nedeniyle düşürerek bozulmasına karar verdi.
Zimmet ve Kooperatifler Kanununa muhalefet suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ..., ..., ... ve ...'in zimmet suçlarından, sanıklar ..., ... ve ...'ın ise Kooperatifler Kanununa muhalefet suçlarından mahkümiyetlerine dair, Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.02.2010 gün ve 2005/253 Esas, 2010/27 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafiileri taraflarından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığmdan tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ... ve ... haklarında 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa muhalefet suçundan kurulan hükümlerin temyizen incelenmesinde;
Sanıkların işlediği iddia edilen Kooperatifler Kanununa muhalefet suçunun temas ettiği 1163 sayılı Yasanın Ek 2/3. maddesinde öngörülen ceza miktarının üst sınırına nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında yedi yıl altı aylık zamanaşımı süresinin dolduğu, davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği ve sanıklar müdafiin temyiz itirazlarının bu itibarla yerinde olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında zimmet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
5271 sayılı CMK.nun 191/3-b maddesi hükmüne aykırı olarak iddianame yerine geçen görevsizlik kararı okunmadan sanıklar ... ve ...'in 23.12.2005 günlü celsede sorgularının yapılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK.nun 34, 230 ve 289/g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, katılanı, C.Savcısını ve herkesi inandıracak nitelikte ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyularak; iddianame yerine geçen görevsizlik kararında hem zimmet, hem de görevi kötüye kullanma suçu isnat edilen sanıkların sabit görülen ve suç oluşturan eylemlerinin ve bunların nitelendirmesinin anlaşılır şekilde yapılması, her bir sanığın suça iştiraklerine ilişkin kasıt ve kanıtların nelerden ibaret olduğunun da ayrı ayrı gösterilmesi ve her suçla ilgili varılan sonuçlar açıklanıp bunlarla kanıtlar arasında bağ kurulması, bilirkişi raporlarından hangisine dayanıldığının ve zimmet kabul edilen miktarın ne olduğunun da açıkça gösterilip tartışılması ile 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleriyle olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükümlerin belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleri ile birlikte denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde gerekçeden yoksun hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafıilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanıklar ..., ... ve ... haklarında 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa muhalefet suçundan kurulan hükümlerin temyizen incelenmesinde;
Sanıkların işlediği iddia edilen Kooperatifler Kanununa muhalefet suçunun temas ettiği 1163 sayılı Yasanın Ek 2/3. maddesinde öngörülen ceza miktarının üst sınırına nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında yedi yıl altı aylık zamanaşımı süresinin dolduğu, davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği ve sanıklar müdafiin temyiz itirazlarının bu itibarla yerinde olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında zimmet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
5271 sayılı CMK.nun 191/3-b maddesi hükmüne aykırı olarak iddianame yerine geçen görevsizlik kararı okunmadan sanıklar ... ve ...'in 23.12.2005 günlü celsede sorgularının yapılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK.nun 34, 230 ve 289/g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, katılanı, C.Savcısını ve herkesi inandıracak nitelikte ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyularak; iddianame yerine geçen görevsizlik kararında hem zimmet, hem de görevi kötüye kullanma suçu isnat edilen sanıkların sabit görülen ve suç oluşturan eylemlerinin ve bunların nitelendirmesinin anlaşılır şekilde yapılması, her bir sanığın suça iştiraklerine ilişkin kasıt ve kanıtların nelerden ibaret olduğunun da ayrı ayrı gösterilmesi ve her suçla ilgili varılan sonuçlar açıklanıp bunlarla kanıtlar arasında bağ kurulması, bilirkişi raporlarından hangisine dayanıldığının ve zimmet kabul edilen miktarın ne olduğunun da açıkça gösterilip tartışılması ile 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleriyle olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükümlerin belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleri ile birlikte denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde gerekçeden yoksun hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafıilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.