‹ Ana sayfa
Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/6770 K.2012/13068

Esas No: 2011/6770 · Karar No: 2012/13068 · Karar Tarihi: 13.12.2012
Özet: (1) Sanık, nitelikli zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkum edilmiş olup, temyizinde TCK’nın 53/1‑c maddesi uyarınca velayet hakkının koşullu salıverme tarihine kadar kısıtlanması kararının kanuna aykırı olduğu iddia edilmiştir. (2) Mahkeme, bu eksikliği gidererek hükmü bozmuş ve sanığın yalnızca kendi altsoy üzerindeki velayet hakkını koşullu salıverme tarihine kadar kısıtlamaya karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli zimmet, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: Atılı suçlardan mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;
Hapis cezasının kanuni sonucu olarak "belirli haklardan yoksun bırakılma" hükmünün uygulanması sırasında, TCK'nın 53/l-c maddesi uyarınca, "velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun, sanığın sadece kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, altsoyu olmayanlar yönünden ise cezanın infazına kadar hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde, altsoy ayırımı yapılmadan belirtilen hakları kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi, kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesi uyarınca, hükümde yer alan TCK’nın 53/1-c maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın “sanığın 53/1-c madde ve bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanmasına” şeklinde tashihi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık hakkında zincirleme biçimde nitelikli zimmet suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından, TCK’nın 43. maddesi uyarınca yapılan artırım sonucunda 8 yıl 16 ay 15 gün hapis yerine yazılı şekilde ceza tayini sonuç cezanın doğru olarak belirlenmesi karşısında sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi sayılmamış, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;
Sanık müdafiin 03/12/2007 havale tarihli dilekçesinin ekindeki katılan kurumuna ait belgede sanığın şifai isteği üzerine maaşından zimmete ilişkin kesinti yapıldığının belirtildiği, anılan belge içeriği ve ekine göre 332,57 TL dışındaki zimmet miktarlarının 18/10/2007 tarihli iddianamenin kabulü tarihinden önce ödendiğinin anlaşıldığı, ek iddianame ile dava açıldığı hallerde ise ödeme zamanının bu iddianame ve kabul tarihine göre belirlenmesi gerekeceği, 07/02/2008 tarihli hakkında kabul kararı bulunmayan ek iddianamenin 11/02/2008 tarihinde havale edilmesi ve bu iddianameye konu zimmet miktarının ödenme tarihinin kabulde 07/02/2008 tarihi olarak ifade edilmesi karşısında pişmanlık nedeniyle ödeme zamanının kovuşturmadan önce olduğunun kabulünde zorunluluk bulunması karşısında, ödeme miktarlarının toplamına nazaran sanığın ödeme iradesinin kovuşturmadan önceye yönelik olup olmadığının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Suç tarihi olan 2007 yılındaki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücü nazara alındığında, zimmete geçirildiği kabul edilen 4.377 TL'nin değerinin azlığı nedeniyle TCK'nın 249. maddesi uyarınca cezada indirim yapılması gerektiği gözetilmeyerek sanık hakkında fazla ceza tayini,
TCK'nın 53/l-c maddesi uyarınca, "velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun, sanığın sadece kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, altsoyu olmayanlar yönünden ise cezanın infazına kadar hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde, altsoy ayırımı yapılmadan belirtilen hakları kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?