Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/2105 K.2011/3799
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların rüşvet alma, infaz kurumuna yasak eşya sokma ve uyuşturucu madde bulundurma suçlarından yargılanmasıyla ilgili; (2) Mahkeme, bu suçlardan dolayı sanıkları mahkum etti, ancak bazı delil eksiklikleri nedeniyle bazı kararları iptal etmedi ve tedavi ile denetimli serbestlik yerine hapis cezası uyguladı.
Rüşvet almak ve infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçlarından sanık ..., rüşvet vermek ve infaz kurumunda veya tutukevinde yasak eşya bulundurmak suçlarından sanık ..., rüşvet vermek, infaz kurumunda veya tutukevinde yasak eşya bulundurmak ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçlarından sanık ... ile infaz kurumunda veya tutukevinde yasak eşya bulundurmak, 2313 sayılı Kanuna aykırılık ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetlerine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.03.2009 gün ve 2006/108 Esas, 2009/87 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar Kadir ve İbrahim ile sanıklar...ve ... müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname, ek tebliğname ve Yüksek 10. Ceza Dairesinin görevsizlik kararı ile daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, sanığa tayin olunan cezanın miktarı nazara alınarak 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına, sanık ...'in hükümle birlikte hakkında çıkartılan yakalama emrine karşı 23.03.2009 tarihli yapmış olduğu itirazı da, dilekçenin içeriği itibariyle temyiz mahiyetinde bulunduğunun kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ...'nin cezaevine yasak eşya sokmak ve rüşvet almak suçlarını memuriyet görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle, yine rüşvet alma suçunu zincirleme şekilde işlediği halde, TCK.nun 43 ve 53/5. maddelerinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık ... müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin tebliğname gibi ONANMASINA,
Sanıklar Mehmet, Kadir ve İbrahim hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
18.11.2005 tarihinde bir başka infaz kurumuna nakledilen sanık ...'in diğer sanıkların rüşvet vermek suretiyle infaz kurumuna soktukları cep telefonuyla konuşmanın dışında, diğer sanıkların rüşvet verme ve infaz kurumunda cep telefonu bulundurma eylemlerine iştirak ettiğine dair yeterli delil bulunmadığı halde, beraeti yerine sanıkların aynı koğuşta bulunmaları ve arkadaş olmaları nedeniyle mahkümiyetine karar verilmesi,
Sanık ...'in suça konu cep telefonu kimden ne suretle elde ettiği hususunda bilgi verdiği halde, sanık hakkında TCK.nun 297/4. maddesinin uygulanmaması,
Hükümden önce 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış olan sanıklar hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilebileceği öngörülmüştür. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış olan sanıklar Kadir ve Mehmet haklarında, belirtilen iki seçenekten biri uygulanırken, nedenlerinin tartışılıp, dosya kapsamına uygun, somut, yasal ve yeterli gerekçenin gösterilmesinin gerektiği; ayrıca, uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, mahkemece, aynı maddenin (2) veya (6). fıkralarındaki olasılıklardan hangisi tercih edilirse edilsin, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerine hükmedilmesinde zorunluluk bulunduğu, anılan tedbirlerin uygulanması yönünden, mahkemeye takdir hakkı tanınmadığı gözetilmeksizin; sanıklar lehine olan 5237 sayılı TCK.nın 191. maddesinin (2). fıkrası yerine, (6). fıkra yollamasıyla (1). fıkrası uyarınca hapis cezasına hükmedilirken, yeterli gerekçe gösterilmediği gibi; hapis cezasına hükmedildikten sonra da tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmemesi,
Kabule göre de;
Esas hakkında mütalaa sırasında duruşmada bulunmadığı, ek savunma hakkı da verilmediği halde, sanık ... hakkında TCK.nun 58. maddesinin uygulanması suretiyle CMK.nun 226. maddesinin ihlal edilmesi,
Tekerrüre esas teşkil eden ilamlar getirtilip, denetime imkan verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulmadan ve sanıklar için kurulan her suç ile ilgili uygulamada ayrı ayrı gösterilmeden tekerrür hükümlerinin uygulanması,
Kanuna aykırı, sanıklar Kadir ve İbrahim ile sanıklar...ve ... müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, sanığa tayin olunan cezanın miktarı nazara alınarak 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına, sanık ...'in hükümle birlikte hakkında çıkartılan yakalama emrine karşı 23.03.2009 tarihli yapmış olduğu itirazı da, dilekçenin içeriği itibariyle temyiz mahiyetinde bulunduğunun kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ...'nin cezaevine yasak eşya sokmak ve rüşvet almak suçlarını memuriyet görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle, yine rüşvet alma suçunu zincirleme şekilde işlediği halde, TCK.nun 43 ve 53/5. maddelerinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık ... müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin tebliğname gibi ONANMASINA,
Sanıklar Mehmet, Kadir ve İbrahim hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
18.11.2005 tarihinde bir başka infaz kurumuna nakledilen sanık ...'in diğer sanıkların rüşvet vermek suretiyle infaz kurumuna soktukları cep telefonuyla konuşmanın dışında, diğer sanıkların rüşvet verme ve infaz kurumunda cep telefonu bulundurma eylemlerine iştirak ettiğine dair yeterli delil bulunmadığı halde, beraeti yerine sanıkların aynı koğuşta bulunmaları ve arkadaş olmaları nedeniyle mahkümiyetine karar verilmesi,
Sanık ...'in suça konu cep telefonu kimden ne suretle elde ettiği hususunda bilgi verdiği halde, sanık hakkında TCK.nun 297/4. maddesinin uygulanmaması,
Hükümden önce 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış olan sanıklar hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilebileceği öngörülmüştür. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış olan sanıklar Kadir ve Mehmet haklarında, belirtilen iki seçenekten biri uygulanırken, nedenlerinin tartışılıp, dosya kapsamına uygun, somut, yasal ve yeterli gerekçenin gösterilmesinin gerektiği; ayrıca, uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, mahkemece, aynı maddenin (2) veya (6). fıkralarındaki olasılıklardan hangisi tercih edilirse edilsin, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerine hükmedilmesinde zorunluluk bulunduğu, anılan tedbirlerin uygulanması yönünden, mahkemeye takdir hakkı tanınmadığı gözetilmeksizin; sanıklar lehine olan 5237 sayılı TCK.nın 191. maddesinin (2). fıkrası yerine, (6). fıkra yollamasıyla (1). fıkrası uyarınca hapis cezasına hükmedilirken, yeterli gerekçe gösterilmediği gibi; hapis cezasına hükmedildikten sonra da tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmemesi,
Kabule göre de;
Esas hakkında mütalaa sırasında duruşmada bulunmadığı, ek savunma hakkı da verilmediği halde, sanık ... hakkında TCK.nun 58. maddesinin uygulanması suretiyle CMK.nun 226. maddesinin ihlal edilmesi,
Tekerrüre esas teşkil eden ilamlar getirtilip, denetime imkan verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulmadan ve sanıklar için kurulan her suç ile ilgili uygulamada ayrı ayrı gösterilmeden tekerrür hükümlerinin uygulanması,
Kanuna aykırı, sanıklar Kadir ve İbrahim ile sanıklar...ve ... müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.