Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2009/13653 K.2011/4804
Özet: Uyuşmazlık, rüşvet alma, infaz kurumuna yasak eşya sokma ve bu eylemleri yapan sanıkların mahkemeye sunulan davalarıyla ilgilidir; Mahkeme, sanıkların suçlarından dolayı verilen mahkümiyet kararlarını onaylayarak, ilgili ceza kanunları çerçevesinde indirim uygulamaları ve tekerrür hükümlerini değerlendirerek hükümlerin geçerli olduğunu belirlemiştir.
Rüşvet almak ve infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçlarından sanık ..., rüşvet vermek ve infaz kurumunda veya tutukevinde yasak eşya bulundurmak ve kullanmak suçlarından sanık ..., rüşvete aracılık etmek suçundan sanık ... ve infaz kurumunda veya tutukevinde yasak eşya bulundurmak ve kullanmak suçundan sanık ...'in yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetlerine dair, Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04/05/2007 gün ve 2004/98 Esas, 2007/100 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar ..., ... ve ... müdafiileri ile sanıklardan ... tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık ... hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan verilen ve usul ve kanuna uygun olan mahkümiyet hükmünün ONANMASINA,
Sanık ... hakkında infaz kurumunda veya tutukevinde yasak eşya bulundurmak ve kullanmak suçundan, sanık ... ... hakkında rüşvet vermek ve infaz kurumunda veya tutukevinde yasak eşya bulundurmak ve kullanmak suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıkların adli sicil kayıtlarına göre daha önce kasıtlı birçok suçtan mahkum olduklarının anlaşılması ve CMK.nun 231/6-a maddesi karşısında hükümlerden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK.nun 231. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının mahkemesince yeniden değerlendirilmesinin gerekmediği anlaşıldığından, kısa ve gerekçeli kararda, sanık ... ... hakkında 765 sayılı TCK.nun 213/1 ve 219/3. maddeleri gereği tayin olunan cezanın takdiri indirim hükmünün uygulanması sebebiyle 1/6 oranında indirilmesine ilişkin yasa maddesinin gösterilmemesi isabetsiz ise de bu hususun mahallinde karara ilavesi mümkün görüldüğünden bu husustaki eksiklik bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08/04/2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01/06/2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK.nun lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının sanıklar haklarında infaz kurumunda veya tutukevinde yasak eşya bulundurmak ve kullanmak suçundan kurulan hükümlerde gözetilmemesi,
Sanık ... ... hakkında rüşvet vermek suçundan dolayı kurulan hükümde sanığın tekerrüre esas alınan mahkümiyetinin 5237 sayılı TCK.nun 191. maddesinde (765 sayılı TCK.nun 404/2. maddesi) yer alan uyuşturucu madde kullanmak suçuna ilişkin olması; bu suçun 5237 sayılı TCK.nun 5560 sayılı Kanunla değişik 191. maddesinde düzenlenmesi ve koşulları oluştuğu takdirde “davanın düşmesi” seçeneğine de yer verilmesi nedeniyle, sözü edilen hükümlülüğün tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 81/1. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ... ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık ... hakkındaki hüküm fıkrasının “J” bendinde yer alan; sanık ... hakkında infaz kurumunda veya tutukevinde yasak eşya bulundurmak ve kullanmak suçundan kurulan hüküm fıkrasının “J” bendinde yer alan hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin bölümlerin, yine sanık ... hakkında rüşvet vermek suçundan kurulan hüküm fıkrasının “F” bendinde yer alan “Sanığın geçmişteki hali, sabıkasının bulunması, tekerrüre esas sabıkasının bulunması (... 2. ASCM.nden 10/12/1996 tarihli 705-990 E.-K. sayılı kararı ile alınma 11 Ay 20 Gün süre ile hapis cezasının 09/11/1999 tarihinde yerine getirildiği belirlenmekle) farklı neviden sabıkası sebebiyle cezasının 765 SK. m. 81/1 uyarınca takdiren 1/12 oranında artırımı ile cezasının 1 YIL 9 AY 20 GÜN SÜRE İLE AĞIR HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, önceki cezasının tür ve miktarına nazaran artırıma sınır konulmasına mahal olmadığına” ilişkin bölümün hükümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık ... hakkında rüşvete aracılık etmek, sanık ... hakkında rüşvet almak suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Hükümlerden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, sanıklardan ...'in adli sicil kaydı ile 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi de gözetilerek mahkemece hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Kabule göre de;
Sanık ... hakkında rüşvet almak suçu nedeniyle ceza tayin edilirken uygulama maddesinin 765 sayılı TCK.nun 212/2 yerine 213/2 yazılması,
Sanık ... hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanması sırasında yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK.nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık ... hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan verilen ve usul ve kanuna uygun olan mahkümiyet hükmünün ONANMASINA,
Sanık ... hakkında infaz kurumunda veya tutukevinde yasak eşya bulundurmak ve kullanmak suçundan, sanık ... ... hakkında rüşvet vermek ve infaz kurumunda veya tutukevinde yasak eşya bulundurmak ve kullanmak suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıkların adli sicil kayıtlarına göre daha önce kasıtlı birçok suçtan mahkum olduklarının anlaşılması ve CMK.nun 231/6-a maddesi karşısında hükümlerden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK.nun 231. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının mahkemesince yeniden değerlendirilmesinin gerekmediği anlaşıldığından, kısa ve gerekçeli kararda, sanık ... ... hakkında 765 sayılı TCK.nun 213/1 ve 219/3. maddeleri gereği tayin olunan cezanın takdiri indirim hükmünün uygulanması sebebiyle 1/6 oranında indirilmesine ilişkin yasa maddesinin gösterilmemesi isabetsiz ise de bu hususun mahallinde karara ilavesi mümkün görüldüğünden bu husustaki eksiklik bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08/04/2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01/06/2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK.nun lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının sanıklar haklarında infaz kurumunda veya tutukevinde yasak eşya bulundurmak ve kullanmak suçundan kurulan hükümlerde gözetilmemesi,
Sanık ... ... hakkında rüşvet vermek suçundan dolayı kurulan hükümde sanığın tekerrüre esas alınan mahkümiyetinin 5237 sayılı TCK.nun 191. maddesinde (765 sayılı TCK.nun 404/2. maddesi) yer alan uyuşturucu madde kullanmak suçuna ilişkin olması; bu suçun 5237 sayılı TCK.nun 5560 sayılı Kanunla değişik 191. maddesinde düzenlenmesi ve koşulları oluştuğu takdirde “davanın düşmesi” seçeneğine de yer verilmesi nedeniyle, sözü edilen hükümlülüğün tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 81/1. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ... ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık ... hakkındaki hüküm fıkrasının “J” bendinde yer alan; sanık ... hakkında infaz kurumunda veya tutukevinde yasak eşya bulundurmak ve kullanmak suçundan kurulan hüküm fıkrasının “J” bendinde yer alan hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin bölümlerin, yine sanık ... hakkında rüşvet vermek suçundan kurulan hüküm fıkrasının “F” bendinde yer alan “Sanığın geçmişteki hali, sabıkasının bulunması, tekerrüre esas sabıkasının bulunması (... 2. ASCM.nden 10/12/1996 tarihli 705-990 E.-K. sayılı kararı ile alınma 11 Ay 20 Gün süre ile hapis cezasının 09/11/1999 tarihinde yerine getirildiği belirlenmekle) farklı neviden sabıkası sebebiyle cezasının 765 SK. m. 81/1 uyarınca takdiren 1/12 oranında artırımı ile cezasının 1 YIL 9 AY 20 GÜN SÜRE İLE AĞIR HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, önceki cezasının tür ve miktarına nazaran artırıma sınır konulmasına mahal olmadığına” ilişkin bölümün hükümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık ... hakkında rüşvete aracılık etmek, sanık ... hakkında rüşvet almak suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Hükümlerden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, sanıklardan ...'in adli sicil kaydı ile 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi de gözetilerek mahkemece hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Kabule göre de;
Sanık ... hakkında rüşvet almak suçu nedeniyle ceza tayin edilirken uygulama maddesinin 765 sayılı TCK.nun 212/2 yerine 213/2 yazılması,
Sanık ... hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanması sırasında yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK.nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.