Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/2126 K.2012/5016
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların rüşvet vermek ve almak suçlarından dolayı açılan kamu davasında, yargılamanın usulsüzlüğü nedeniyle haklarının ihlal edilmesiyle ilgili temyiz itirazlarıdır; mahkeme, bu usulsüzlükleri kabul ederek kararın bozulmasına karar verdi. Mahkemenin sonucu, mahkümiyet hükümlerinin iptal edilerek davanın yeniden açılması yönündeki karardır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet almak, rüşvet vermek, tutuklunun kaçması, kaçmaya imkan sağlama, kamu malına zarar vermek, muhafızın görevini kötüye kullanması ve suçluyu kayırma
HÜKÜM: Mahkümiyet, beraet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK'nın 261 ve 266. maddelerine göre, aynı Kanunun 150/2. maddesi gereğince atanmayan avukatın müdafiiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla kanun yollarına başvurma hakkının bulunduğu ve sanıklar ..., ..., ... tarafından verilen 19/12/2006 ve 20/12/2006 günlü dilekçelerinde özetle "hükmü temyiz etmek istemediklerini" belirterek temyizden feragat ettiklerini bildirdikleri anlaşıldığından bu sanıklar müdafiilerin vaki temyiz isteklerinin CMUK'nın 317. maddesi gereğince reddiyle, hazine vekilinin temyiz itirazlarının haklarında beraet hükmü verilen sanıklar, Hınıs Mal Müdürünün temyiz itirizalarının ise sanıklar ..., ... ve ... haklarında kurulan mahkümiyet hükümleriyle sınırlı olarak incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... haklarında rüşvet vermek, sanık ... hakkında rüşvet almak suçlarından kamu davası açıldığı, 3628 sayılı Yasanın 14 ve 18. maddelerine göre hazinenin bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nın 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü'nün duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanununun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafiileri ve katılan Hazine vekili ile Hınıs Mal Müdürünün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan esası incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Rüşvet almak, rüşvet vermek, tutuklunun kaçması, kaçmaya imkan sağlama, kamu malına zarar vermek, muhafızın görevini kötüye kullanması ve suçluyu kayırma
HÜKÜM: Mahkümiyet, beraet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK'nın 261 ve 266. maddelerine göre, aynı Kanunun 150/2. maddesi gereğince atanmayan avukatın müdafiiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla kanun yollarına başvurma hakkının bulunduğu ve sanıklar ..., ..., ... tarafından verilen 19/12/2006 ve 20/12/2006 günlü dilekçelerinde özetle "hükmü temyiz etmek istemediklerini" belirterek temyizden feragat ettiklerini bildirdikleri anlaşıldığından bu sanıklar müdafiilerin vaki temyiz isteklerinin CMUK'nın 317. maddesi gereğince reddiyle, hazine vekilinin temyiz itirazlarının haklarında beraet hükmü verilen sanıklar, Hınıs Mal Müdürünün temyiz itirizalarının ise sanıklar ..., ... ve ... haklarında kurulan mahkümiyet hükümleriyle sınırlı olarak incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... haklarında rüşvet vermek, sanık ... hakkında rüşvet almak suçlarından kamu davası açıldığı, 3628 sayılı Yasanın 14 ve 18. maddelerine göre hazinenin bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nın 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü'nün duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanununun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafiileri ve katılan Hazine vekili ile Hınıs Mal Müdürünün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan esası incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.