‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/14916 K.2012/5905

Esas No: 2008/14916 · Karar No: 2012/5905 · Karar Tarihi: 28.05.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların rüşvet almak ve vermek suçlarından mahkum edilmesiyle ilgili temyiz itirazlarıdır; mahkeme, bu itirazları reddederek, hem hapis cezası hem de mahkumiyetin sonuçlarını onaylamıştır. Mahkeme ayrıca, hak yoksunluklarının uygulanma sürelerinin belirtilmemesi nedeniyle bazı hükümlerin bozulmasını ve düzeltmesini sağlamış, ancak rüşvet verme fiillerinin bağımsız suç olarak değerlendirilmesinde hatalı kararlar alındığını kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Rüşvet almak, rüşvet vermek

HÜKÜM: Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar ve ... müdafiin duruşmalı inceleme isteminin ceza miktarı itibariyle CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında rüşvet almak suçundan kurulan (hükmün B-2. bendi) hüküm ile sanıklar ......., ... ve ... hakkında rüşvet almak suçundan kurulan (hükmün C-2. bendi) hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Lehe olan hükmün tespiti sırasında her iki Kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gereğine uyulmamış ise de; bu hususta temel cezanın alt sınırdan tayini, artırım ve indirimlerinin ise en lehe oranlar üzerinden yapılması halinde dahi 765 sayılı Kanunun açıkça aleyhe sonuç doğurması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden; sanıklar hakkında TCK'nın 53/5. maddesinde yer alan hak yoksunluğuna hükmedilmemesi ise aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların hapis cezası ile mahkümiyetlerinin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53. maddesi gereğince 53/1. fıkrasındaki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilirken, bu madde uyarınca belirlenecek hak yoksunluklarının uygulanma sürelerinin gösterilmemesi, kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321.

maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarında yer alan 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölümlere “5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklardan koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibarelerinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet vermek suçundan kurulan (hükmün B-1 ve C-1. bentleri) hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
İran'dan Türkiye'ye kaçak şekilde canlı hayvan sokma konusunda birlikte hareket eden sanıkların bu fiili rahatça işleyebilmek amacıyla 31/05/1999 tarihinde, aralarında ...'ın bulunduğu iki jandarma görevlisi ile rüşvet anlaşması yapıp 1700 ABD Doları vererek Türkiye'ye kaçak hayvan sokmaları, 14/07/1999 ve 16/07/1999 tarihlerinde yine aynı amaçla ve bir suç işleme kararının icrası kapsamında bu kez aralarında ...'ın da bulunduğu dört jandarma görevlisi ile rüşvet anlaşması yapıp döviz ve Türk Lirası cinsinden para vererek kaçak canlı hayvan sokmaları şeklinde gelişen olayda; aynı suç işleme kararının söz konusu olması, zaman aralığının kısa olması ve ...'ın de her iki olayda da yer alması gözetilerek, TCK'nın 43. maddesi uyarınca rüşvet verme fiillerinin zincirleme tek suç olarak kabul edilmesi, TCK'nın 61. maddesi de gözetilerek ceza tayin edilmesi ve TCK'nın 43/1. maddesine göre arttırım yapılması ile yetinilmesi gerekirken, bu eylemlerin neden bağımsız suç olarak kabul edildiğinin karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Lehe olan hükmün tespiti sırasında her iki Kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmemesi ve bir eylemin zincirleme biçimde gerçekleştirildiğinin kabul edilmiş olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 252/1, 43, 62. maddelerine göre 765 sayılı TCK'nın 213/1, 80, 59/2. maddelerinin daha lehe sonuç doğurduğu gözetilmeyerek 5237 sayılı Kanun lehe kabul edilip yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanıkların hapis cezası ile mahkümiyetlerinin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53. maddesi gereğince 53/1. fıkrasındaki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, bu madde uyarınca belirlenecek hak yoksunluklarının uygulanma sürelerinin gösterilmemesi,
Sanık ... hakkında rüşvet almak suçundan kurulan (hükmün B-2. ve C-2. bendi) hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Lehe olan hükmün tespiti sırasında her iki Kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gereğine uyulmamış ise de; bu hususta temel cezanın alt sınırdan tayini, artırım ve indirimlerinin ise en lehe oranlar üzerinden yapılması halinde dahi 765 sayılı Kanunun açıkça aleyhe sonuç doğurması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden; sanık hakkında TCK'nın 53/5. maddesinde yer alan hak yoksunluğuna hükmedilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın Adil ve M. Şirin ile yaptığı rüşvet anlaşması kapsamında olmak üzere 31/05/1999, 14/07/1999 ve 16/07/1999 tarihlerinde bu kişilerden para ve döviz alıp yurda kaçak canlı hayvan sokmalarına göz yumduğu ve bu olaylar nedeniyle yapması gereken yasal işlemleri yapmaması şeklinde gelişen olayda; zaman aralığının kısa olması ve aynı kişilerden aynı amaç doğrultusunda rüşvet alması gözetilerek, TCK'nın 43. maddesi uyarınca rüşvet alma fiillerinin zincirleme tek suç olarak kabul edilmesi, TCK'nın 61. maddesi de gözetilerek ceza tayin edilmesi ve TCK'nın 43/1. maddesine göre arttırım yapılması ile yetinilmesi gerekirken, bu eylemlerin neden bağımsız suç olarak kabul edildiğinin karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın hapis cezası ile mahkümiyetinin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53. maddesi gereğince 53/1. fıkrasındaki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, bu madde uyarınca belirlenecek hak yoksunluklarının uygulanma sürelerinin gösterilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?