‹ Ana sayfa
Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/11473 K.2012/13508

Esas No: 2011/11473 · Karar No: 2012/13508 · Karar Tarihi: 25.12.2012
1 kez atıf aldı 1 bozma bağlamı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, TÜBİTAK bünyesinde çalışan sanığın kurumun POS cihazı üzerinden toplam 8.493.750.000 TL'yi kendi hesabına aktarması ve bu tutarı zimmetlemesiyle ilgili zimmet suçudur. Mahkeme, sanığın eylemini hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma olarak değerlendirerek, 5237 sayılı TCK ile cezalandırılmış ve kararın bozulmasına hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet

HÜKÜM: Eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kulanma olarak kabulü ile mahkümiyetine

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın TÜBİTAK Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı bünyesinde Bilim ve Teknik Dergisi Yazı İşleri Müdürlüğü emrinde şef ünvanı ile 1475 sayılı İş Kanununa tabi işçi statüsünde çalıştığı ve kuruma ait kitaplar ve dergilerin kredi kartı ile satışında kullanılan POS cihazından sorumlu olduğu, 31/07/2002-13/03/2003 arasında farklı tarihlerde onsekiz kez olmak üzere toplam 8.493.750.000 TL'yi POS cihazı aracılığı ile kurum hesabından kendi hesabına aktarmak suretiyle zimmetine geçirip, 18/12/2002 tarihinde 570.000.000 TL'sini iade ettiği, 08/04/2003 tarihinde şikayette bulunulduğu, 7.923.750.000 TL'nin 01/05/2003 tarihinde kovuşturma başlamadan önce kuruma ödendiği, 278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Kurulması Hakkında Kanunun 20. maddesinde "kurumun mallarının devlet malı hükmünde olduğu, bunları zimmetine geçirenler hakkında devlet mallarına karşı işlenen suçlara ait ceza kovuşturması yapılacağının" hüküm altına alındığı nazara alındığında sanığın eyleminin zincirleme zimmet olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK lehe kabul edilerek temel ceza belirlendiği halde 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesine aykırı olarak 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca sanığın cezasının ertelenmesine karar verilmesi suretiyle karma uygulama yapılması,
Sanık hakkında tayin olunan hapis cezası kısa süreli olduğu ve ertelendiği halde 5237 sayılı Yasanın 53/4. maddesinin hükmüne aykırı olarak 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmesi, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanarak atılı suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında anılan Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
5237 sayılı TCK'nın 52/1. maddesi uyarınca adli para cezasının alt sınırının açıkça gösterilmediği durumlarda, bu sınırın beş gün olarak belirlenecek olması karşısında, hüküm fıkrasında asgari hadden ceza tayin edildiği belirtildiği halde adli para cezasının 40 gün olarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanığın kazanılmış hakkı saklı tutulmak suretiyle hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?