Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/20972 K.2014/13773
Özet: (1) Sanık, şirketin müşterilerinden tahsil ettiği 100.000 TL’yi zimmetine geçirdiği gerekçesiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan iddia edildi; (2) Mahkeme, sanığın bu eylemiyle suç işlediğini kabul ederek hapis cezası ve infaz aşamasında gözetim kararı verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkûmiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Her ne kadar 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmasının kanuni sonucu olması nedeniyle, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Sanığın, şikayetçiye ait şirkette pazarlama ve tahsilat elemanı olarak çalıştığı, firmaya ait araç ile Doğu ve Güneydoğu illerine perde numuneleri tanıtımı ve satışı yaptığı, sanığın yaptığı görev gereği satış sonrası müşterilerden aldığı çekleri firmaya teslim ettiği, ancak 2008 yılı içinde satış sonucu müşterilerden şirket namına aldığı paraların geciktiğini gören şikayetçinin yaptığı araştırmalarda sanığın şirket namına tahsil ettiği 100.000 TL parayı zimmetine geçirdiğini tespit ettiği, sanığın bu eylemiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, katılan beyanı ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun sanık tarafından işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sanığın 5237 sayılı TCK 'nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün birden fazla ihlal ederek, değişik zamanlarda birden fazla kez haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 09.07.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkûmiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Her ne kadar 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmasının kanuni sonucu olması nedeniyle, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Sanığın, şikayetçiye ait şirkette pazarlama ve tahsilat elemanı olarak çalıştığı, firmaya ait araç ile Doğu ve Güneydoğu illerine perde numuneleri tanıtımı ve satışı yaptığı, sanığın yaptığı görev gereği satış sonrası müşterilerden aldığı çekleri firmaya teslim ettiği, ancak 2008 yılı içinde satış sonucu müşterilerden şirket namına aldığı paraların geciktiğini gören şikayetçinin yaptığı araştırmalarda sanığın şirket namına tahsil ettiği 100.000 TL parayı zimmetine geçirdiğini tespit ettiği, sanığın bu eylemiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, katılan beyanı ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun sanık tarafından işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sanığın 5237 sayılı TCK 'nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün birden fazla ihlal ederek, değişik zamanlarda birden fazla kez haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 09.07.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.