Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/10366 K.2012/6042
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında TCK'nın 203/1, 62. maddeleri uyarınca hükmedilen adli para cezasının bir gün karşılığının 20 TL'den hesaplanması ve taksitlendirme sırasında uygulama maddesi gösterilmeyerek CMK'nın 230/1-c ve 232/6. maddelerine aykırı davranılması,
Katılana 5.000,00 TL miktarında fazla vekalet ücreti takdir edilmesi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 06/04/2010 gün ve 2010/4-71 Esas, 2010/76 sayılı Kararında da açıklandığı üzere 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmiş mahkümiyetlerde, sanığın deneme süresinde kasıtlı bir suç işlememesi halinde önceki mahkümiyet 765 sayılı TCK’nın 95/2. maddesi uyarınca esasen vaki olmamış sayılacağından, bu nitelikteki bir mahkümiyetin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal bir engel oluşturmayacağı, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14/06/2011 gün ve 2011/2-60-2011/126 sayılı Kararında da belirtildiği üzere 647 sayılı Yasanın 6 ve 765 sayılı TCK’nın 95. maddesi uyarınca hesaplanacak olan beş yıllık deneme süresinin hüküm tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği, sanığın adli sicil kaydına konu 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmiş olan cezaya ait hükümdeki karar tarihinin 13/11/2000 olduğu, ayrıca 3167 sayılı Kanunun 16/1. maddesinde yazılı suçun müeyyidesinin idari yaptırıma dönüştüğü nazara alınıp, mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı suçlar arasında yer aldığı, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, sabıka kaydındaki ilamın kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir tasdikli suretinin temini ile hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de nazara alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzümu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Mühür bozma
**HÜKÜM:** Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında TCK'nın 203/1, 62. maddeleri uyarınca hükmedilen adli para cezasının bir gün karşılığının 20 TL'den hesaplanması ve taksitlendirme sırasında uygulama maddesi gösterilmeyerek CMK'nın 230/1-c ve 232/6. maddelerine aykırı davranılması,
Katılana 5.000,00 TL miktarında fazla vekalet ücreti takdir edilmesi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 06/04/2010 gün ve 2010/4-71 Esas, 2010/76 sayılı Kararında da açıklandığı üzere 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmiş mahkümiyetlerde, sanığın deneme süresinde kasıtlı bir suç işlememesi halinde önceki mahkümiyet 765 sayılı TCK’nın 95/2. maddesi uyarınca esasen vaki olmamış sayılacağından, bu nitelikteki bir mahkümiyetin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal bir engel oluşturmayacağı, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14/06/2011 gün ve 2011/2-60-2011/126 sayılı Kararında da belirtildiği üzere 647 sayılı Yasanın 6 ve 765 sayılı TCK’nın 95. maddesi uyarınca hesaplanacak olan beş yıllık deneme süresinin hüküm tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği, sanığın adli sicil kaydına konu 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmiş olan cezaya ait hükümdeki karar tarihinin 13/11/2000 olduğu, ayrıca 3167 sayılı Kanunun 16/1. maddesinde yazılı suçun müeyyidesinin idari yaptırıma dönüştüğü nazara alınıp, mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı suçlar arasında yer aldığı, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, sabıka kaydındaki ilamın kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir tasdikli suretinin temini ile hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de nazara alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzümu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.