Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/10352 K.2012/5849
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın mühür bozma suçundan mahkümiyetine ilişkin temyiz başvurusudur. Mahkeme, sanığın önceki mahkümiyetini ve deneme süresi içinde yeni bir suç işlediğini dikkate alarak, 231. maddenin uygulanamayacağını belirterek temyiz talebini reddetti ve kararını onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14/06/2011 gün, 2011/2-60-126 sayılı ilamında ayrıntıları belirtildiği üzere; 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca erteli olan hükümlülüğün, deneme süresi içinde ve 5237 sayılı TCK döneminde yeni bir suç işlenmesi durumunda tekerrüre esas olabileceği ve tekerrür hükümlerinin uygulanması açısından 765 sayılı TCK'nın 95. maddesinde belirtilen deneme sürelerinin gözönünde bulundurulması gerektiği, sanığa ait adli sicil kaydının incelenmesinde, 12/02/2004 tarihinde verilen Boğazlıyan Sulh Ceza Mahkemesinin 2003/10 Esas, 2004/36 sayılı Kararı ile mahkümiyetinin bulunduğu, belirtilen cezanın 647 sayılı Yasanın 6. maddesi gereğince ertelenmiş olduğu ve sanığın 5 yıllık deneme süresi içinde 24/09/2008 günü suçu işlediğinin anlaşılmasına rağmen sanık hakkında TCK'nın 58/6-7 maddeleri gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamış, mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilmeden "zararın karşılanmadığı" şeklindeki gerekçeyle CMK'nın 231. maddesi uygulanmamış ise de, yukarıda belirtilen adli sicil kaydına göre sanığın kasıtlı bir suçtan mahkümiyetinin bulunması nedeniyle hakkında 231. maddenin uygulanması mümkün olmadığından, gerekçedeki bu isabetsizlik sonuca etkili görülmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14/06/2011 gün, 2011/2-60-126 sayılı ilamında ayrıntıları belirtildiği üzere; 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca erteli olan hükümlülüğün, deneme süresi içinde ve 5237 sayılı TCK döneminde yeni bir suç işlenmesi durumunda tekerrüre esas olabileceği ve tekerrür hükümlerinin uygulanması açısından 765 sayılı TCK'nın 95. maddesinde belirtilen deneme sürelerinin gözönünde bulundurulması gerektiği, sanığa ait adli sicil kaydının incelenmesinde, 12/02/2004 tarihinde verilen Boğazlıyan Sulh Ceza Mahkemesinin 2003/10 Esas, 2004/36 sayılı Kararı ile mahkümiyetinin bulunduğu, belirtilen cezanın 647 sayılı Yasanın 6. maddesi gereğince ertelenmiş olduğu ve sanığın 5 yıllık deneme süresi içinde 24/09/2008 günü suçu işlediğinin anlaşılmasına rağmen sanık hakkında TCK'nın 58/6-7 maddeleri gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamış, mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilmeden "zararın karşılanmadığı" şeklindeki gerekçeyle CMK'nın 231. maddesi uygulanmamış ise de, yukarıda belirtilen adli sicil kaydına göre sanığın kasıtlı bir suçtan mahkümiyetinin bulunması nedeniyle hakkında 231. maddenin uygulanması mümkün olmadığından, gerekçedeki bu isabetsizlik sonuca etkili görülmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.