Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/10228 K.2012/3729
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 10 Aralık 2007’de elektrik sayacını mühür bozarak kaçak tüketim yapması nedeniyle Mühür Bozma suçundan hüküm giymesiyle ilgilidir. Mahkeme, mahalli kararın yazım hatasını düzelterek ve hukuki gerekçeleri inceleyerek 5237 sayılı TCK’nın 51/2. maddesine göre hapis cezasını erteleme kararı verip CMK 231/5. maddeye uygulanmayacağını belirlemiş, ardından 5320 sayılı Kanun kapsamında kararın bozulmasına hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
10/12/2007 olan suç tarihinin karar başlığına 01/12/2007 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Sanığın kullandığı elektrik sayacı borçtan dolayı 05/04/2007 tarihinde mühürlenmesine rağmen, 10/12/2007 tarihinde yapılan kontrolde mührü bozmak suretiyle elektriği kaçak olarak sarfettiği tutanaklar, beyanlar ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış olduğundan yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 203/1. maddesinde hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörülmesi karşısında, hapis cezasının tercih edilmesine neden olan hukuki gerekçeler yeterli şekilde açıklanmayarak CMK'nın 230. maddesinin ihlal edilmesi,
5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve sübjektif koşullar değerlendirilmeksizin, dosya içeriğine uymayan " katılanın zararının karşılanmaması, CMK'nın 231/6-c maddesini yerine getirmemesi" sebeplerine dayanılarak sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı üzere mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir maddi zarardan söz edilmeyeceği gözetilmeden, sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 51/2. maddesi uyarınca ertelenmesi koşulunun infaz kabiliyeti olmayan katılan kurumun zararının tazmini şartına bağlı tutulması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
10/12/2007 olan suç tarihinin karar başlığına 01/12/2007 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Sanığın kullandığı elektrik sayacı borçtan dolayı 05/04/2007 tarihinde mühürlenmesine rağmen, 10/12/2007 tarihinde yapılan kontrolde mührü bozmak suretiyle elektriği kaçak olarak sarfettiği tutanaklar, beyanlar ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış olduğundan yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 203/1. maddesinde hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörülmesi karşısında, hapis cezasının tercih edilmesine neden olan hukuki gerekçeler yeterli şekilde açıklanmayarak CMK'nın 230. maddesinin ihlal edilmesi,
5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve sübjektif koşullar değerlendirilmeksizin, dosya içeriğine uymayan " katılanın zararının karşılanmaması, CMK'nın 231/6-c maddesini yerine getirmemesi" sebeplerine dayanılarak sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı üzere mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir maddi zarardan söz edilmeyeceği gözetilmeden, sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 51/2. maddesi uyarınca ertelenmesi koşulunun infaz kabiliyeti olmayan katılan kurumun zararının tazmini şartına bağlı tutulması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.