Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/9629 K.2011/930
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın çocuğun basit cinsel istismarı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusu. Mahkemenin sonucu: Temyiz itirazları reddedildi; sanığın cezası 18 yıl 9 ay hapis olarak onaylandı ve ilgili hüküm bozulmadı.
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...’nun yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01/04/2010 gün ve 2008/429 Esas, 2010/159 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş ve kısmen re’sen de temyize tabi olup incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 09/02/2011 ... saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tethim olunmak üzere duruşma 23/02/2011 ... saat 13.30’a bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin temyizen incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 20/11/2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 sayılı kararında belirtildiği üzere sanığın zincirleme biçimde kasten işlediği çocuğun basit cinsel istismarı suçunun neticesi sonucu gerçekleşen ve sorumluluğu için en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması gereken TCK.nun 103. maddesinin 6. fıkrasındaki suçun ağırlaşmış halinin teselsül edemeyeceği, zincirleme biçimde gerçekleşen eylemlerin 103/6. maddeden öncekilerin olması nedeniyle, TCK.nun 43. maddesi uyarınca yapılacak artırmanın 103/6. madde ile tayin edilen ceza üzerinden değil bu maddenin tatbikinden önce bulunan ceza miktarı üzerinden yapılması ve 103/6. maddeyle belirlenen cezaya eklenmesi gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, re’sen de temyize tabi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarının 1-a ve 2-a bentlerindeki “Sanığın aynı kasıt altında, değişik zamanlarda ve birden fazla kez olacak şekilde işlediği anlaşıldığından, cezası TCK.nun 43/1. maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında arttırılarak 18 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın sabıkasız oluşu lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasında TCK.nun 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 15 YIL 7 AY 15 GÜN HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA” ibarelerinin hüküm fıkralarından çıkartılıp yerlerine “sanığın aynı kasıt altında, değişik zamanlarda ve birden fazla kez olacak şekilde işlediği anlaşıldığından cezası TCK.nun 43/1. maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında arttırılarak 16 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın sabıkasız oluşu lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasında TCK.nun 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 13 YIL 4 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
17.02.2011 tarihinde verilen işbu karar 23.02.2011 tarihinde Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tethim olunmak üzere duruşma 23/02/2011 ... saat 13.30’a bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin temyizen incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 20/11/2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 sayılı kararında belirtildiği üzere sanığın zincirleme biçimde kasten işlediği çocuğun basit cinsel istismarı suçunun neticesi sonucu gerçekleşen ve sorumluluğu için en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması gereken TCK.nun 103. maddesinin 6. fıkrasındaki suçun ağırlaşmış halinin teselsül edemeyeceği, zincirleme biçimde gerçekleşen eylemlerin 103/6. maddeden öncekilerin olması nedeniyle, TCK.nun 43. maddesi uyarınca yapılacak artırmanın 103/6. madde ile tayin edilen ceza üzerinden değil bu maddenin tatbikinden önce bulunan ceza miktarı üzerinden yapılması ve 103/6. maddeyle belirlenen cezaya eklenmesi gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, re’sen de temyize tabi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarının 1-a ve 2-a bentlerindeki “Sanığın aynı kasıt altında, değişik zamanlarda ve birden fazla kez olacak şekilde işlediği anlaşıldığından, cezası TCK.nun 43/1. maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında arttırılarak 18 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın sabıkasız oluşu lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasında TCK.nun 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 15 YIL 7 AY 15 GÜN HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA” ibarelerinin hüküm fıkralarından çıkartılıp yerlerine “sanığın aynı kasıt altında, değişik zamanlarda ve birden fazla kez olacak şekilde işlediği anlaşıldığından cezası TCK.nun 43/1. maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında arttırılarak 16 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın sabıkasız oluşu lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasında TCK.nun 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 13 YIL 4 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
17.02.2011 tarihinde verilen işbu karar 23.02.2011 tarihinde Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.