Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/9599 K.2012/12292
1 kez atıf aldı 1 bozma bağlamı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık konusu, bir kamu görevlisinin rüşvet teklif etmesi ve bu eylemin 5237 sayılı TC Kanunu’nun 252/3 maddesi kapsamındaki tanımıyla uyuşup uyuşmadığıydı; mahkeme, 6352 sayılı yasa değişikliği sonrası yeni düzenlemeleri dikkate alarak, sanığın rüşvet teklifinin suç niteliğini oluşturduğunu kabul etti. Mahkemenin sonucu ise, sanığın cezai sorumluluğunun devam ettiği yönünde bir hüküm vererek, kararın bozulmasına gerek olmadığına karar vermesi oldu.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Rüşvet teklif etme
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
6352 sayılı Yasayla yapılan değişiklik öncesi ve suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'nın rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verilmesi, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarılması karşısında; Tatvan C. Başsavcılığının 2005/2995 Esas sayılı hazırlık dosyasında kaçakçılık suçundan yapılan soruşturmanın sonucu araştırılarak, ön ödeme sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilip verilmediği veya dava açılıp açılmadığı, açılmış ise kesinleşmiş karar suretinin veya takipsizlik kararının dosyaya getirtilmesi ile sanığın rüşvet önerisini haklı veya haksız bir hususun sağlanması için yapıp yapmadığı kesin olarak saptandıktan sonra suç niteliğinin tayin ve takdiri yerine noksan araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hükümden sonra 05/07/2012 gün ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 87. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 252. maddesinde değişiklik yapılması karşısında 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesi de dikkate alınarak mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Rüşvet teklif etme
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
6352 sayılı Yasayla yapılan değişiklik öncesi ve suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'nın rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verilmesi, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarılması karşısında; Tatvan C. Başsavcılığının 2005/2995 Esas sayılı hazırlık dosyasında kaçakçılık suçundan yapılan soruşturmanın sonucu araştırılarak, ön ödeme sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilip verilmediği veya dava açılıp açılmadığı, açılmış ise kesinleşmiş karar suretinin veya takipsizlik kararının dosyaya getirtilmesi ile sanığın rüşvet önerisini haklı veya haksız bir hususun sağlanması için yapıp yapmadığı kesin olarak saptandıktan sonra suç niteliğinin tayin ve takdiri yerine noksan araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hükümden sonra 05/07/2012 gün ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 87. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 252. maddesinde değişiklik yapılması karşısında 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesi de dikkate alınarak mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.