Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/3895 K.2013/1881
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların rüşvet teklifinde bulunma ve bu teklifi kabul etme eylemlerinin suç teşkil edip etmediği üzerineydi; mahkeme, sanıkların rüşvet verme suçuna ilişkin delillerin yetersiz olduğunu ve suçun oluştuğunu kanıtlayamadığını belirtti. Mahkemenin sonucu ise, sanıkların suçtan mahrum tutulması ve ilgili kararın bozulmasına karar vererek, temyiz itirazlarının kabul edilmesiydi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Rüşvet teklif etmek
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Müştekilerin suç tarihinde görevli olup olmadıkları tespit olunup, buna dair belgelerin dosyaya getirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Oluş ve dosya kapsamına göre sanık ...'in rahatsızlığı sebebiyle aracı kullanarak olay mahalline gelmelerini sağlayan sanık ...'ın araçtan hiç inmediği, müşteki ve tanıklarla rüşvet konusunda bir görüşmede bulunmadığı, parayı temin eden konumunda olmadığı, para ve numuneleri verenin de sanık ... olduğu anlaşılmakla, ...'ın suça iştirakinin ne şekilde gerçekleştiği karar yerinde gerekçeleri ile birlikte gösterilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
5237 sayılı Yasanın 252. maddesinde tanımlanan rüşvet verme suçuna teşebbüs mümkün ise de, 765 sayılı TCK'nın 213/1. maddesi kapsamında kalan nitelikli rüşvet verme suçunun oluşması için önerinin karşı tarafça kabulünün gerekmediği, teklif ile suçun tamamlandığı cihetle teşebbüs hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmadığı gözetilmeden ve suç tarihine göre rüşvete konu paranın 219/3 maddesi tatbikinde hafif veya pek hafif olup olmadığı da tespit edilmeden, lehe yasa belirlenirken eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle 765 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca en üst oranda indirim yapılarak, 5237 sayılı Yasanın 35. maddesi uygulamasında orantılılık ilkesine aykırı biçimde 2/3 oranında indirim yapılması suretiyle 765 sayılı Yasanın lehe olduğunun kabulü ile buna göre hüküm kurulması ve belirtilen uygulama neticesi bulunan sonuç cezalar aynı olsa dahi feri cezalar bakımından 765 sayılı Yasanın 219/son maddesine göre, 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesinin daha lehe olacağının nazara alınmaması,
Sanıklardan ...'nın adli sicil kaydı bulunmadığı, sanık ...'in sabıkasına esas suçun ise 2918 sayılı Yasaya muhalefet olduğu gözetilmeden, her iki sanık hakkında CMK'nın 231/6. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması için öngörülen objektif ve subjektif koşullar irdelenmeden, yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Emanete alınan rüşvet teklifine konu para, kaset, benzin konusunda bir karar verilmemesi,
Hükümlerden sonra 05/07/2012 gün ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 87. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 252. maddesinde değişiklik yapılması karşısında, aynı Yasanın geçici 2. maddesi de dikkate alınarak mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafıilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Rüşvet teklif etmek
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Müştekilerin suç tarihinde görevli olup olmadıkları tespit olunup, buna dair belgelerin dosyaya getirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Oluş ve dosya kapsamına göre sanık ...'in rahatsızlığı sebebiyle aracı kullanarak olay mahalline gelmelerini sağlayan sanık ...'ın araçtan hiç inmediği, müşteki ve tanıklarla rüşvet konusunda bir görüşmede bulunmadığı, parayı temin eden konumunda olmadığı, para ve numuneleri verenin de sanık ... olduğu anlaşılmakla, ...'ın suça iştirakinin ne şekilde gerçekleştiği karar yerinde gerekçeleri ile birlikte gösterilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
5237 sayılı Yasanın 252. maddesinde tanımlanan rüşvet verme suçuna teşebbüs mümkün ise de, 765 sayılı TCK'nın 213/1. maddesi kapsamında kalan nitelikli rüşvet verme suçunun oluşması için önerinin karşı tarafça kabulünün gerekmediği, teklif ile suçun tamamlandığı cihetle teşebbüs hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmadığı gözetilmeden ve suç tarihine göre rüşvete konu paranın 219/3 maddesi tatbikinde hafif veya pek hafif olup olmadığı da tespit edilmeden, lehe yasa belirlenirken eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle 765 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca en üst oranda indirim yapılarak, 5237 sayılı Yasanın 35. maddesi uygulamasında orantılılık ilkesine aykırı biçimde 2/3 oranında indirim yapılması suretiyle 765 sayılı Yasanın lehe olduğunun kabulü ile buna göre hüküm kurulması ve belirtilen uygulama neticesi bulunan sonuç cezalar aynı olsa dahi feri cezalar bakımından 765 sayılı Yasanın 219/son maddesine göre, 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesinin daha lehe olacağının nazara alınmaması,
Sanıklardan ...'nın adli sicil kaydı bulunmadığı, sanık ...'in sabıkasına esas suçun ise 2918 sayılı Yasaya muhalefet olduğu gözetilmeden, her iki sanık hakkında CMK'nın 231/6. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması için öngörülen objektif ve subjektif koşullar irdelenmeden, yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Emanete alınan rüşvet teklifine konu para, kaset, benzin konusunda bir karar verilmemesi,
Hükümlerden sonra 05/07/2012 gün ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 87. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 252. maddesinde değişiklik yapılması karşısında, aynı Yasanın geçici 2. maddesi de dikkate alınarak mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafıilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.