Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/6982 K.2010/9367
Özet: (1) Uyuşmazlık, belediye adına alınan mal ve hizmet karşılığında sanıkların üçüncü kişilere ödenen paraların miktarı, banka çekleri ve avans kapatma işlemlerinin hukuki sorumluluğu ile ilgili olarak atılı zimmet suçundan ve görevi kötüye kullanma suçundan oluşmaktadır. (2) Mahkeme, sanıkların eylemlerinde görevi kötüye kullanma unsurlarının bulunmadığını belirterek atılı zimmet suçundan beraat ettirmiş, ancak yazılı gerekçelerle mahkumiyet kararlarını bozmuş ve 07.12.2010 tarihinde bu kararları iptal etmiştir.
Zimmet suçundan sanıklar ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ... ..., ... ve ...’ın atılı zimmet suçundan, diğer sanıkların ise eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan mahkümiyetlerine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.11.2008 gün ve 2008/36 Esas, 2008/270 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık ...’a verilen ceza miktarına göre müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Ceza yargılamasının amacının maddi gerçeğin saptanması olduğu nazara alınıp sanıklar ..., ... ... ve ...’ın ve müdafilerin savunmaları üzerinde durularak; bu sanıklar tarafından suça konu dönemde müşteki Belediye adına alınan mal ve hizmetler karşılığı üçüncü kişilere veya maaş alarak çalışanlara fiilen ödenen paraların miktarının, sanıklarca ibraz edilen ödeme belgelerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının, ödeme yapılmış gözüken kimselerce yeniden hak talebinde bulunan olup olmadığının müşteki Belediyeden sorularak ve gerektiğinde tanık da dinlenerek tespiti ve aynı dönemde bu sanıklarca banka hesabından çekilen paraların miktarının ilgili banka şubesinden sorulup kesin olarak belirlenmesinden sonra dava dosyası ve ekleri emekli Sayıştay uzman denetçilerinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilip, çekilen paralar ile yapılan ödemeler arasında fark bulunup bulunmadığı, var ise miktarı ve neden kaynaklandığı hususlarında rapor alınıp sonucuna göre sanık ...’ın çektiği paraların tamamını sanık ...’a teslim ettiğine dair sanık ...’ça doğrulanan savunması da gözetilerek, sanıkların hukuki durumu değerlendirilip bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Muhtelif tarihlerde müşteki Belediye hesabından çektikleri avansları kapatmamış gözüken sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın çektikleri avansların kapatılması için yaptıkları harcama belgelerini Belediye Hesap İşleri Müdürü sanık ... ile aynı birim memuru sanık ... ...’a verdiklerine ve bu sanıkların kendilerine avansın kapatılması için bir kağıt imzalatıp avansın kapatılacağını söylediklerine ilişkin savunmalarının sanıklar ... ve ... ... tarafından da doğrulandığının anlaşılması karşısında, sanıkların suç kastıyla hareket etmemeleri nedeniyle eylemlerinde görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarının bulunmadığı gözetilerek atılı suçtan beraetlerine karar verilmesi yerine yazılı gerekçelerle mahkümiyet hükümleri kurulması,
Kabule göre de;
Görevi kötüye kullanma suçundan mahküm edilen sanıklar bakımından “…cezanın ertelenmiş olması karşısında yasal uygulama şartları içerisindeki ertelememe yasağı gözetildiğinde sanıklar hakkında CMK.nın değişik 231/5 maddesinin yasal olarak uygulama imkanı bulunmadığı…” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 34/1 ve 230/1-d maddelerine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanık ...’a verilen ceza miktarına göre müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Ceza yargılamasının amacının maddi gerçeğin saptanması olduğu nazara alınıp sanıklar ..., ... ... ve ...’ın ve müdafilerin savunmaları üzerinde durularak; bu sanıklar tarafından suça konu dönemde müşteki Belediye adına alınan mal ve hizmetler karşılığı üçüncü kişilere veya maaş alarak çalışanlara fiilen ödenen paraların miktarının, sanıklarca ibraz edilen ödeme belgelerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının, ödeme yapılmış gözüken kimselerce yeniden hak talebinde bulunan olup olmadığının müşteki Belediyeden sorularak ve gerektiğinde tanık da dinlenerek tespiti ve aynı dönemde bu sanıklarca banka hesabından çekilen paraların miktarının ilgili banka şubesinden sorulup kesin olarak belirlenmesinden sonra dava dosyası ve ekleri emekli Sayıştay uzman denetçilerinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilip, çekilen paralar ile yapılan ödemeler arasında fark bulunup bulunmadığı, var ise miktarı ve neden kaynaklandığı hususlarında rapor alınıp sonucuna göre sanık ...’ın çektiği paraların tamamını sanık ...’a teslim ettiğine dair sanık ...’ça doğrulanan savunması da gözetilerek, sanıkların hukuki durumu değerlendirilip bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Muhtelif tarihlerde müşteki Belediye hesabından çektikleri avansları kapatmamış gözüken sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın çektikleri avansların kapatılması için yaptıkları harcama belgelerini Belediye Hesap İşleri Müdürü sanık ... ile aynı birim memuru sanık ... ...’a verdiklerine ve bu sanıkların kendilerine avansın kapatılması için bir kağıt imzalatıp avansın kapatılacağını söylediklerine ilişkin savunmalarının sanıklar ... ve ... ... tarafından da doğrulandığının anlaşılması karşısında, sanıkların suç kastıyla hareket etmemeleri nedeniyle eylemlerinde görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarının bulunmadığı gözetilerek atılı suçtan beraetlerine karar verilmesi yerine yazılı gerekçelerle mahkümiyet hükümleri kurulması,
Kabule göre de;
Görevi kötüye kullanma suçundan mahküm edilen sanıklar bakımından “…cezanın ertelenmiş olması karşısında yasal uygulama şartları içerisindeki ertelememe yasağı gözetildiğinde sanıklar hakkında CMK.nın değişik 231/5 maddesinin yasal olarak uygulama imkanı bulunmadığı…” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 34/1 ve 230/1-d maddelerine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.