‹ Ana sayfa
Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/5468 K.2011/2661

Esas No: 2010/5468 · Karar No: 2011/2661 · Karar Tarihi: 04.04.2011
Özet: Uyuşmazlık, nitelikli cinsel saldırı, basit cinsel saldırı, silahla tehdit ve silahla yaralamaya teşebbüs suçlarından yargılanan sanıkların cezalarının temyiz edilmesiyle ilgilidir; mahkeme, ilgili kararın temyiz haklarının olmadığı gerekçesiyle temyiz talebini reddetmiştir.
Nitelikli cinsel saldırı, birden çok kişi ile beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı basit cinsel saldırı, cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve silahla tehdit suçlarından sanıklar ..., ... ve ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...'un birden çok kişi ile beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı basit cinsel saldırı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık sanık ...'ın birden çok kişi ile beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı basit cinsel saldırı, cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve silahla tehditten dönüşen silahla yaralamaya teşebbüs, sanık Engil Yalazan'ın ise müteselsilen nitelikli cinsel saldırı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkümiyetlerine dair, Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.11.2008 gün ve 2007/116 Esas, 2008/378 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafiileri ve mağdure vekili tarafından istenilmesi ve incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay C. Başsavcılığının 28.05.2010 günlü tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle 16.02.2011 Çarşamba saat 13.30'a duruşma günü tayin olunarak sanık ... müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.

Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcısı ... hazır olduğu halde oturum açıldı.

Sanık müdafiine çağrı kağıdının gönderildiği, taşındığı bildirilerek bila ikmal iade edildiği, TCK.nun 35. maddesine göre çağrı kağıdı gönderildiği parçasının geldiği,
Sanık ... müdafii Av. ... adına sanığın cezasının 10 yıldan az olmasına rağmen çağrı kağıdı gönderildiği parçasının ikmalen döndüğü, duruşmaya iştirak etmediği anlaşıldı.

Sanık ...'ın duruşmaya geldiği 2 sayfadan ibaret temyiz nedenlerini ve sebeplerini bildiren imzalı dilekçe ile Sağlık Bakanlığı Denizli Devlet Hastanesinden almış olduğu raporu ibraz etti. Alındı, dosyasına konuldu.

Soruldu: Savunmamı tekrar ederim, Avukat tutacak durumda olmadığımdan barodan tarafıma avukat tayin edilsin dedi.

Nüfus cüzdanı fotokopisi alındı dosyasına konuldu.

C. Savcısından soruldu: Ceza Kanununda öngörülen ceza miktarı nazara alındığında 5271 sayılı Yasanın 150. maddesinin 3. fıkrası gereği kendisine müdafii tayini zorunlu olduğundan CMK.nun 156. maddesi uyarınca zorunlu avukat istenmesi talep olunur dedi.

G/D- Talep gibi;
Yargıtay C. Başsavcılığına müzekkere yazılarak Ankara Barosundan zorunlu müdafii istenmesine, yazılan müzekkereye Yargıtay C. Savcılığının tebliğnamesinin eklenmesine,
Bu nedenle Yargıtay C. Savcısının uygun görülen talep ve mütalaasına göre duruşma 23.03.2011 Çarşamba saat 13.30'a bırakılmıştı.

Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından Hayrettin altıntaş hazır olduğu halde oturum açıldı.

Ankara Barosu tarafından zorunlu müdafii olarak atanan Av. Pınar Odabaşı, sanık Egin Yalazan ve müdafii Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.

CMK.nun 156/3 ve CMK gereğince müdafii ve vekilleri görelendirilmesi ile yapılan ödemelerin usul ve esaslarına ilişkin yönetmeliğin 7/ç maddesi gereğince baroca atanan müdafii Av. Pınar Odabaşı'nın görevi sona ermekle huzurdan çıkarıldı.

Dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık ... ve müdafii Av. ... huzura alınarak duruşmaya devam olundu.

Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık ... hakkında DURUŞMALI, tayin edilen cezalarının tutarına nazaran sanık ... müdafiin duruşma isteğinin ve ayrıca silahla yaralamaya teşebbüs suçundan tayin edilen cezanın miktar ve türüne göre 21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğü giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik CMUK.nun 305. maddesi uyarınca hüküm tarihine göre hükmün temyiz kaabiliyeti olmadığından, bu suçla ilgili temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 317. ve 318. maddeleri gereğince reddiyle, bu sanık yönünden DURUŞMASIZ ve diğer suçlardan kurulan hükümlerle sınırlı inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.

Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.

Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.

Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.

Son sözü sorulan sanık ve müdafii savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 06.04.2011 Çarşamba saat 13.30'a bırakılmıştı.

Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.

Kendisine yönelik fiillerin "hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve ruhsal yönden mukavemete muktedir olmasına mani olacak mahiyet ve derecede zeka geriliği, ona bağlı davranış ve düşünce bozukluğu" ve "debilite düzeyinde mental retarde, beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumda" bulunduğu Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 07.03.2008, Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanlığının 05.04.2007, Adli Tıp Kurumu Denizli Şube Müdürlüğünün 09.03.2007 ve Denizli Devlet Hastanesi Sağlık Kurulunun 26.11.1999 tarihli raporları ile saptanan mağdureye 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 405. maddesi uyarınca vasi tayin ettirilmesi ve aynı Kanunun 462/8. maddesine göre husumet izninin alınmasından sonra mağdurenin müdahilliği konusunda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, ayrıca birleştirme kararı öncesi sanık ... hakkında yargılama yapan Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin verdiği 19.04.2007 günlü katılma kararının diğer sanıklarla ilgili davaları kapsamadığı da dikkate alınarak CMK.nun 234/2. maddesi gereğince atanan ve 25.11.2008 tarihli duruşmadaki beyanında "sanıklar hakkında şikayetlerinin devam ettiğini belirtip cezalandırılmaları" isteğinde bulunarak davayı takip iradesini ortaya koyan vekiline aynı Kanunun 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemediğinin sorulmaması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ve mağdure vekilinin temyiz itirazları ile sanık ... ve müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

04.04.2011 tarihinde verilen işbu karar 06.04.2011 tarihinde Yargıtay C. Savcılarından Ali Elbeyli hazır olduğu halde sanıklar müdafiilerin gıyabında tefhim olundu.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?