Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/9222 K.2011/505
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların görev kötüye kullanma ve zimmet suçlarından yargılanması sırasında kanun değişikliklerinin dikkate alınmaması nedeniyle hukuki belirsizlik yaratmıştır; mahkeme, bu eksikliği kabul ederek kararını yeniden değerlendirmeye bırakmayı kararlaştırmış ve temyiz itirazlarını incelemiştir. Mahkeme, sanıkların zimmet suçunu oluşturduğunu kabul etmiş ancak kanun değişikliklerinin uygulanmaması nedeniyle hüküm açıklamasının geri bırakılıp bırakılmayacağı konusunda yerinde tartışma yapmamıştır.
Nitelikli zimmet suçundan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’ın eyleminin görevi kötüye kullanma diğer sanıkların eylemlerinin basit zimmet suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetlerine dair, ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.06.2007 gün ve 2005/328 Esas, 2007/187 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5252 sayılı Kanunun 9/3 ve CMK.nun 34. ve 230. maddeleri uyarınca yapılacak lehe yasa mukayesesinin hükümden sonra 08.12.2010 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile 5237 sayılı TCK.nun 257. maddesinde yapılan değişiklikler nazara alınarak yapılması gerektiğinin gözetilememesi,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK. nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanıkların eylemlerinin oluş şeklinin, müfettiş raporunda ve yine esas olarak teftiş kurulu raporuna benzer bir yöntemle hareket eden Sayıştay emekli uzman denetçilerince, tahsildar irsaliyeleri Küşat Ruhsat Eğitim Şube Müdürlüğünce verilen izinlerin eklerinde bulunan evrakların arkasına düşülen şerhler ile karşılaştırılması sonucu bulunduğu ve izah edilen aynı yöntemle zimmet kanaatine ulaşılmasına rağmen teftiş raporunda sanıkların yangın uygunluk belgesi alan mükelleflerin isimlerini tahsilat irsaliyelerine yazmayarak veya birden fazla işyeri bulunan mükelleflere ait ücretlerin işyeri sayısına göre ücret tahsil edilmesi gerekirken tek bir tahsilat yaparak tahsil edilen paraları gizleme yoluna gitmeleri sonucu zimmetin oluşumunu kabul ederken, bilirkişi raporunda itfaiye teşkilatından yangın uygunluk raporu almak isteyen mükelleflerden tahsil ettikleri paralar karşılığında evrak arasına başka bir kurum ve şahsa ait tahsilat tarih ve numarasını yazarak işlem yapılmasını sağlamak ve tahsil edilen paraları tahsildar irsaliyesine kaydederek merkez veznesine yatırmamak suretiyle zimmeti oluşumunu kabul ettiği, öte yandan bilirkişi raporunda, bir kısım evrak arkasına düşülen şerhlere konu miktarların tahsilat irsaliyelerinde hiç yer almadığı, bir kısım evraka ilişkin şerhlere konu miktarların ise bir başka kurum veya şahıs adına kesilen makbuz numara ve miktarları ile ilişkilendirildiğinin anlaşılması karşısında; arkasına şerh düşülen evrakların ilgilileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle bahsi geçen para miktarlarının sanıklara ödeyip ödemediklerinin sorulması, başka kurum veya şahıslar adına tanzim olunan makbuzlarla ilişkilendirilen evraklar ile ilgili miktarların ise yer aldıkları irsaliyelerin tanzim olunduğu aynı tarihte vezneye yatırılıp yatırılmadıkları, yatırılmış ise bu makbuzların kurumca daha önce veya sonra tanzim edilen herhangi bir irsaliyede mükerrer olarak kullanılıp kullanılmadıkları, evrakların arkasına düşülen şerhlerde yazılan miktarların kurum içi yönergelere göre doğru hesaplanıp hesaplanmadığı ve ilişkilendirildiği makbuzlarda yer alan miktarlar ile birbirine uygun olup olmadıkları her bir evrak yönünden ayrı ayrı irdelenip, sanık savunmaları da gözetilerek gerektiğinde evrak arkalarına yazılan yazıların sanıkların yazı ve rakam örnekleriyle karşılaştırılması suretiyle yapılacak grafolojik incelemeden sonra, tüm bu hususları içeren yeni bir bilirkişi raporunun tanziminden sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak noksan tahkikatla hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5252 sayılı Kanunun 9/3 ve CMK.nun 34. ve 230. maddeleri uyarınca yapılacak lehe yasa mukayesesinin hükümden sonra 08.12.2010 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile 5237 sayılı TCK.nun 257. maddesinde yapılan değişiklikler nazara alınarak yapılması gerektiğinin gözetilememesi,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK. nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanıkların eylemlerinin oluş şeklinin, müfettiş raporunda ve yine esas olarak teftiş kurulu raporuna benzer bir yöntemle hareket eden Sayıştay emekli uzman denetçilerince, tahsildar irsaliyeleri Küşat Ruhsat Eğitim Şube Müdürlüğünce verilen izinlerin eklerinde bulunan evrakların arkasına düşülen şerhler ile karşılaştırılması sonucu bulunduğu ve izah edilen aynı yöntemle zimmet kanaatine ulaşılmasına rağmen teftiş raporunda sanıkların yangın uygunluk belgesi alan mükelleflerin isimlerini tahsilat irsaliyelerine yazmayarak veya birden fazla işyeri bulunan mükelleflere ait ücretlerin işyeri sayısına göre ücret tahsil edilmesi gerekirken tek bir tahsilat yaparak tahsil edilen paraları gizleme yoluna gitmeleri sonucu zimmetin oluşumunu kabul ederken, bilirkişi raporunda itfaiye teşkilatından yangın uygunluk raporu almak isteyen mükelleflerden tahsil ettikleri paralar karşılığında evrak arasına başka bir kurum ve şahsa ait tahsilat tarih ve numarasını yazarak işlem yapılmasını sağlamak ve tahsil edilen paraları tahsildar irsaliyesine kaydederek merkez veznesine yatırmamak suretiyle zimmeti oluşumunu kabul ettiği, öte yandan bilirkişi raporunda, bir kısım evrak arkasına düşülen şerhlere konu miktarların tahsilat irsaliyelerinde hiç yer almadığı, bir kısım evraka ilişkin şerhlere konu miktarların ise bir başka kurum veya şahıs adına kesilen makbuz numara ve miktarları ile ilişkilendirildiğinin anlaşılması karşısında; arkasına şerh düşülen evrakların ilgilileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle bahsi geçen para miktarlarının sanıklara ödeyip ödemediklerinin sorulması, başka kurum veya şahıslar adına tanzim olunan makbuzlarla ilişkilendirilen evraklar ile ilgili miktarların ise yer aldıkları irsaliyelerin tanzim olunduğu aynı tarihte vezneye yatırılıp yatırılmadıkları, yatırılmış ise bu makbuzların kurumca daha önce veya sonra tanzim edilen herhangi bir irsaliyede mükerrer olarak kullanılıp kullanılmadıkları, evrakların arkasına düşülen şerhlerde yazılan miktarların kurum içi yönergelere göre doğru hesaplanıp hesaplanmadığı ve ilişkilendirildiği makbuzlarda yer alan miktarlar ile birbirine uygun olup olmadıkları her bir evrak yönünden ayrı ayrı irdelenip, sanık savunmaları da gözetilerek gerektiğinde evrak arkalarına yazılan yazıların sanıkların yazı ve rakam örnekleriyle karşılaştırılması suretiyle yapılacak grafolojik incelemeden sonra, tüm bu hususları içeren yeni bir bilirkişi raporunun tanziminden sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak noksan tahkikatla hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.