Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/8948 K.2013/7255
1 kez atıf aldı1 bozma bağlamıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların görev kötüye kullanma ve zimmet suçlarından dolayı açılan kamu davalarının temyiz incelenmesiyle ilgilidir; mahkeme, bazı sanıklar için zimmet suçundan beraat ve diğerleri için hüküm kaldırma kararları vermiştir. Mahkeme ayrıca, ilgili sanıkların hapis cezalarına ilişkin haklardan yoksun bırakılmalarını da düzenlemiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi kötüye kullanma, zimmet
HÜKÜM: Sanıklar ..., ... hk., zimmet suçundan mahkümiyet, ... hk. düşme, ..., ..., ... hk., görevi kötüye kullanma suçundan ortadan kaldırma, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hk., zimmet suçundan beraet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılanın duruşmalı inceleme isteme hak ve yetkisi bulunmadığı, sanık ... hakkında hükmolunan ceza tutarı itibariyle de koşulları bulunmadığı anlaşıldığından katılan vekili ve sanık ... müdafiin duruşma taleplerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık ... hakkında ölümü nedeniyle kamu davasının düşmesine dair verilen hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan ONANMASINA,
Diğer sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde ise;
Mahkemenin gerekçeli kararında temyiz davasına konu ana dosya ile birleştiği kabul edilen kimi kamu davalarının esas numaralarına yer verildiği, yine karar başlığında ve hüküm fıkrasında isimleri bulunmayan ... ve ... isimli sanıkların savunmalarının gerekçeli kararda özetlendiği, ancak birleştiği kabul edilen 99/33, 99/414,
99/149, 99/150, 99/130, 98/211, 98/212, 98/213, 98/355, 99/11 Esas nolu dosyaların temyiz incelemesine gönderilen dosya içerisinde olmadığı gibi, duruşma tutanaklarının incelenmesinden anlaşıldığı üzere birleştirilen dosyalardan bir kısmının tekrar ayrılmasına karar verildiğinin görüldüğü, ancak bu dosyaların tekrar birleştirildiğine dair duruşma tutanaklarında bir açıklamanın bulunmadığı, duruşma tutanaklarında ismi yazılan sanık ... gerekçeli kararda hiç yer verilmediği anlaşılmakla; öncelikle sanıklar hakkında açılan ve bu dava ile birleştirilmesine karar verilen tüm kamu davalarının belirlenerek bu dava dosyalarının ana dosya içerisine alınması, birleştirilmesine karar verildikten sonra ayrılmasına karar verilen ve tekrar birleştirilmeyen dosyalar var ise bu dosyalarında asıllarının veya onaylı örneklerinin zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi için dava dosyası içerisine konulması gerekçeli kararda da sanıklar hakkında hangi eylemleri nedeniyle hangi suçlardan hangi iddianameler ile kamu davaları açıldığının, açılan kamu davaları ile ilgili hangi hükümlerin kurulduğunun denetime olanak verecek şekilde açıklanması ve dava dosyasının temyiz incelemesine olanak verecek şekilde eksiksiz gönderilmesi gerektiği gözetilmeyerek dosya ve gerekçeli kararın içeriği ile çelişen şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükümde,
5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK'nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanıkların eylemi zincirleme nitelikli zimmet kabul edildiği halde zincirleme suç hükümleri uygulanmadan basit zimmet suçundan hüküm kurulması,
TCK'nın 53/1.a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanarak suç işleyen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Sanıkların hapis cezalarının kanuni sonucu olarak "belirli haklardan yoksun bırakılma" hükmünün uygulanması sırasında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53/1-c maddesi uyarınca, "velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanıkların sadece kendi altsoyları bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, altsoyları olmayanlar yönünden ise cezanın infazına kadar hükmedilmesi gerekirken, altsoy ayrımı yapılmadan belirtilen hakları kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi,
Sanıklar ..., ... ve ... haklarında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümde,
Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin ve sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi kötüye kullanma, zimmet
HÜKÜM: Sanıklar ..., ... hk., zimmet suçundan mahkümiyet, ... hk. düşme, ..., ..., ... hk., görevi kötüye kullanma suçundan ortadan kaldırma, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hk., zimmet suçundan beraet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılanın duruşmalı inceleme isteme hak ve yetkisi bulunmadığı, sanık ... hakkında hükmolunan ceza tutarı itibariyle de koşulları bulunmadığı anlaşıldığından katılan vekili ve sanık ... müdafiin duruşma taleplerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık ... hakkında ölümü nedeniyle kamu davasının düşmesine dair verilen hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan ONANMASINA,
Diğer sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde ise;
Mahkemenin gerekçeli kararında temyiz davasına konu ana dosya ile birleştiği kabul edilen kimi kamu davalarının esas numaralarına yer verildiği, yine karar başlığında ve hüküm fıkrasında isimleri bulunmayan ... ve ... isimli sanıkların savunmalarının gerekçeli kararda özetlendiği, ancak birleştiği kabul edilen 99/33, 99/414,
99/149, 99/150, 99/130, 98/211, 98/212, 98/213, 98/355, 99/11 Esas nolu dosyaların temyiz incelemesine gönderilen dosya içerisinde olmadığı gibi, duruşma tutanaklarının incelenmesinden anlaşıldığı üzere birleştirilen dosyalardan bir kısmının tekrar ayrılmasına karar verildiğinin görüldüğü, ancak bu dosyaların tekrar birleştirildiğine dair duruşma tutanaklarında bir açıklamanın bulunmadığı, duruşma tutanaklarında ismi yazılan sanık ... gerekçeli kararda hiç yer verilmediği anlaşılmakla; öncelikle sanıklar hakkında açılan ve bu dava ile birleştirilmesine karar verilen tüm kamu davalarının belirlenerek bu dava dosyalarının ana dosya içerisine alınması, birleştirilmesine karar verildikten sonra ayrılmasına karar verilen ve tekrar birleştirilmeyen dosyalar var ise bu dosyalarında asıllarının veya onaylı örneklerinin zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi için dava dosyası içerisine konulması gerekçeli kararda da sanıklar hakkında hangi eylemleri nedeniyle hangi suçlardan hangi iddianameler ile kamu davaları açıldığının, açılan kamu davaları ile ilgili hangi hükümlerin kurulduğunun denetime olanak verecek şekilde açıklanması ve dava dosyasının temyiz incelemesine olanak verecek şekilde eksiksiz gönderilmesi gerektiği gözetilmeyerek dosya ve gerekçeli kararın içeriği ile çelişen şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükümde,
5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK'nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanıkların eylemi zincirleme nitelikli zimmet kabul edildiği halde zincirleme suç hükümleri uygulanmadan basit zimmet suçundan hüküm kurulması,
TCK'nın 53/1.a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanarak suç işleyen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Sanıkların hapis cezalarının kanuni sonucu olarak "belirli haklardan yoksun bırakılma" hükmünün uygulanması sırasında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53/1-c maddesi uyarınca, "velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanıkların sadece kendi altsoyları bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, altsoyları olmayanlar yönünden ise cezanın infazına kadar hükmedilmesi gerekirken, altsoy ayrımı yapılmadan belirtilen hakları kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi,
Sanıklar ..., ... ve ... haklarında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümde,
Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin ve sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.