Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/9029 K.2010/5845
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar ... ve ...'nın yapılan yargılanmaları sonunda; ırza geçme suçundan mahkümiyetlerine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraetlerine dair, Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.12.2006 gün ve 2005/271 Esas, 2006/330 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ve katılanlar ... ile ... vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
... ve ... vekilinin katılma talebinin sanık ... hakkında açılan kamu davasına yönelik bulunduğu, temyiz isteminin de bu sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik olduğundan incelemenin sanık ... hakkında kurulan hükümler ve sanık ... hakkında ırza geçme suçundan kurulan mahkümiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında TCK.nun 418. maddesinin uygulanması sırasında 7 yıl 16 ay yerine 8 yıl 4 ay olarak belirtilmesi, anılan Yasanın 59. maddesinin uygulanması suretiyle belirlenen sonuç cezanın doğru olması ve sonuca etkili olmaması nedeniyle bozma sebebi yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen katılanlar ... ile ... vekili ve sanıklar müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar hakkında ırza geçme suçundan kurulan usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun dairemizce de benimsenen 11.03.2008 gün ve 2007/5-253 Esas, 2008/52 sayılı kararında açıklandığı üzere; onbeş yaşını tamamlamamış çocuklara karşı işlenen cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda çocuğun rızasının hukuken değer ifade etmediği gözetilmeksizin sanığın mahkümiyeti yerine TCK.nun 26/2. maddesine yanlış anlam yüklenerek rızanın fiili hukuka uygun hale getirdiğinden bahisle beraetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılanlar ... ile ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
... ve ... vekilinin katılma talebinin sanık ... hakkında açılan kamu davasına yönelik bulunduğu, temyiz isteminin de bu sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik olduğundan incelemenin sanık ... hakkında kurulan hükümler ve sanık ... hakkında ırza geçme suçundan kurulan mahkümiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında TCK.nun 418. maddesinin uygulanması sırasında 7 yıl 16 ay yerine 8 yıl 4 ay olarak belirtilmesi, anılan Yasanın 59. maddesinin uygulanması suretiyle belirlenen sonuç cezanın doğru olması ve sonuca etkili olmaması nedeniyle bozma sebebi yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen katılanlar ... ile ... vekili ve sanıklar müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar hakkında ırza geçme suçundan kurulan usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun dairemizce de benimsenen 11.03.2008 gün ve 2007/5-253 Esas, 2008/52 sayılı kararında açıklandığı üzere; onbeş yaşını tamamlamamış çocuklara karşı işlenen cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda çocuğun rızasının hukuken değer ifade etmediği gözetilmeksizin sanığın mahkümiyeti yerine TCK.nun 26/2. maddesine yanlış anlam yüklenerek rızanın fiili hukuka uygun hale getirdiğinden bahisle beraetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılanlar ... ile ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.