Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2007/7972 K.2010/7341
Özet: (1) Sanığın telefon faturalarını gizleyerek zimmet suçu işlediği iddiası ve mahkemenin bu suçtan dolayı yazılı hüküm kurması; (2) Mahkeme, TCK 53/3 maddesi uyarınca sanığın koşullu salıverme tarihine kadar velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinden yoksun bırakılmasına karar vererek önceki hükmü düzeltti.
Zimmet suçundan sanık ...'nın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.02.2006 gün ve 2005/367 Esas, 2006/24 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, telefon faturalarını tahsil ederken abonelere tahsil tarihini belirten kaşeyi basıp fatura suretini verdiği, ancak kurum kayıtlarına intikal ettirmeyerek gizlediği fatura bedellerini temellük ettiği, telefon abonelerinin müracaatı ile ortaya çıkan eylemlerinin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden basit zimmet kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 28.04.2009 gün 2008/5-202, 2009/102 sayılı kararında da belirtildiği üzere TCK'nun 53. maddesinde düzenlenen güvenlik tedbirlerinin mahkümiyetin yasal sonucu olması nedeniyle kazanılmış hakka konu olmayacağı, kararda TCK'nun 53/5. maddesinin uygulanmaması yalnız başına bozma nedeni teşkil etmeyeceğinden ve mahallinde bu hususta her zaman karar verilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bu hakları ve yetkileri kullanmaktan yoksunluğun da hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeside gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasına "TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanığın, telefon faturalarını tahsil ederken abonelere tahsil tarihini belirten kaşeyi basıp fatura suretini verdiği, ancak kurum kayıtlarına intikal ettirmeyerek gizlediği fatura bedellerini temellük ettiği, telefon abonelerinin müracaatı ile ortaya çıkan eylemlerinin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden basit zimmet kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 28.04.2009 gün 2008/5-202, 2009/102 sayılı kararında da belirtildiği üzere TCK'nun 53. maddesinde düzenlenen güvenlik tedbirlerinin mahkümiyetin yasal sonucu olması nedeniyle kazanılmış hakka konu olmayacağı, kararda TCK'nun 53/5. maddesinin uygulanmaması yalnız başına bozma nedeni teşkil etmeyeceğinden ve mahallinde bu hususta her zaman karar verilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bu hakları ve yetkileri kullanmaktan yoksunluğun da hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeside gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasına "TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.