Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/6069 K.2016/10274
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 106/1-2. cümle kapsamındaki tehdit suçundan dolayı sanığı mahkum etmiş ancak TCK 53. madde iptal kararının uygulanması şartıyla temyiz başvurusu, kanıt eksikliği ve temyiz sebebinin yerinde görülmesi nedeniyle mahkeme kararının bozulması gerektiğine karar vererek dosyayı esas mahkemeye yeniden göndermiş.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, mağdura söylediği “seninle görülecek hesabım var, Muğla'yı da terk edeceksin,... seni yaşatmam burada” şeklindeki sözlerinin eyleminin orada yaşamasını zorlaştıracağı anlamına geldiği ve hayata yönelik bir tehdit olarak kabul edilemeyeceği; eylemin, TCK'nın 106/1-2. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak kabulü halinde düşme kararı verilmesi gerekirken, aynı Kanun maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca hüküm kurulması,
2-Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, mağdura söylediği “seninle görülecek hesabım var, Muğla'yı da terk edeceksin,... seni yaşatmam burada” şeklindeki sözlerinin eyleminin orada yaşamasını zorlaştıracağı anlamına geldiği ve hayata yönelik bir tehdit olarak kabul edilemeyeceği; eylemin, TCK'nın 106/1-2. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak kabulü halinde düşme kararı verilmesi gerekirken, aynı Kanun maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca hüküm kurulması,
2-Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.