Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/5206 K.2016/9916
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 23/04/2016 tarihli ‘Tehdit’ suçlamasına ilişkin mahkumiyet kararı, Anayasa Mahkemesi’nin TCK 53. maddenin (1)(b) bendine ilişkin iptal kararının uygulanmaması nedeniyle hukuki yanlılık içerdiği gerekçesiyle, temyiz gerektiren eksiklikler bulunarak, 16/05/2016’de oybirliğiyle hâkimin kararını bozma kararı alıp, tazminat mahkemesine gönderilmek üzere dosyayı göndermeye karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, eski arkadaşı olan mağdura yönelik söylediği “beni şikayet edersen seni Antalya'da yaşatmam, benim arkam çok kuvvetli, adliyede amcam savcı, bana bir şey yapamazsınız.” şeklindeki sözleri, mağdurun hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir kötülük içermeyip, kovuşturulması şikayete bağlı olan TCK'nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek anılan maddenin birinci cümlesi uyarınca hüküm kurulması,
2-Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, eski arkadaşı olan mağdura yönelik söylediği “beni şikayet edersen seni Antalya'da yaşatmam, benim arkam çok kuvvetli, adliyede amcam savcı, bana bir şey yapamazsınız.” şeklindeki sözleri, mağdurun hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir kötülük içermeyip, kovuşturulması şikayete bağlı olan TCK'nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek anılan maddenin birinci cümlesi uyarınca hüküm kurulması,
2-Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.