Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/27149 K.2018/6137
Özet: Uyuşmazlık, sanığın dilekleri ve tanık ifadeleri çerçevesinde elinde bıçak olup olmadığı ve bu durumda TCK 106/1‑2. cümle kapsamında tehdit oluşturup oluşturmadığı üzerine kurulmuştur; Mahkeme, sanığın elinde bıçak olduğuna dair kanıt sunulmaması nedeniyle TCK 106/1‑2. cümle kapsamındaki tehdit suçundan mahkumiyet kararının hatalı olduğunu görerek, kararın bozulmasına ve dosyanın esas mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Sanığın aşamalarda, mağdurlara "size göstereceğim, ben yapacağımı bilirim" dediğini ve elinde bıçak olmadığını savunması, mağdur ...'ın yeğeni olan ve tanık olarak dinlenen ...'ın ise sanığın olayda bıçak kullandığına dair bir beyanının bulunmaması ve olay devam ederken gelen kolluk görevlilerinin düzenledikleri olay tutanağında sanığın elinde bıçak olduğuna dair bir tespitin bulunmaması karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 106/1-2. cümle kapsamında şikayete tabi sair tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı değerlendirilip tartışılmadan, soyut biçimde sanığın elinde bıçak olduğundan söz edilerek ve buna ilişkin kanıtlar gösterilmeden, dosya kapsamı ile uyumlu olmayan gerekçe ile sanık hakkında silahlı tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, 2-Kanıtların değerlendirilip eylemin TCK'nın 106/1-2. cümle kapsamında şikayete tabi sair tehdit suçunu oluşturduğunun kabulü halinde ise, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1-2. cümle kapsamındaki tehdit suçu önceden de uzlaşma kapsamında ise de, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Sanığın aşamalarda, mağdurlara "size göstereceğim, ben yapacağımı bilirim" dediğini ve elinde bıçak olmadığını savunması, mağdur ...'ın yeğeni olan ve tanık olarak dinlenen ...'ın ise sanığın olayda bıçak kullandığına dair bir beyanının bulunmaması ve olay devam ederken gelen kolluk görevlilerinin düzenledikleri olay tutanağında sanığın elinde bıçak olduğuna dair bir tespitin bulunmaması karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 106/1-2. cümle kapsamında şikayete tabi sair tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı değerlendirilip tartışılmadan, soyut biçimde sanığın elinde bıçak olduğundan söz edilerek ve buna ilişkin kanıtlar gösterilmeden, dosya kapsamı ile uyumlu olmayan gerekçe ile sanık hakkında silahlı tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, 2-Kanıtların değerlendirilip eylemin TCK'nın 106/1-2. cümle kapsamında şikayete tabi sair tehdit suçunu oluşturduğunun kabulü halinde ise, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1-2. cümle kapsamındaki tehdit suçu önceden de uzlaşma kapsamında ise de, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.