Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/14019 K.2018/3207
Özet: Uyuşmazlık, sanığın elindeki bıçakla müştekiye yönelttiği “kafasına sıkacağım” ifadesiyle TCK 106/1 ve 106/2 maddelerine göre silahla tehdide konu olmasına dair mahkemenin kararına ilişkin temyiz başvurusudur. Mahkeme, işin esasına geçerek, tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına girdiğini kabul etmiş ve kararını bozarak dosyayı esas mahkemeye göndermeye karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas ilamın bulunmasına karşın, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma konusu yapılmamıştır. Ancak; 1-Sanığın, müştekinin yokluğunda, elinde bıçak olduğu halde emniyet amirliğinin önüne gelerek müştekiyi sorması ve “kafasına sıkacağım” demesi şeklindeki eyleminde, silahın korkutucu özelliğinin nitelikli hal olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle eylemin TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde tanımlanan müştekinin hayatına yönelik bir saldırı gerçekleştirme niteliğinde olduğu gözetilmeden, suçun vasfında yanılgıya düşülerek, TCK'nın 106/2-a maddesinde düzenlenen silahla tehdit suçundan hüküm kurulması, 2-Eylemin TCK’nın 106/1-1. maddesi kapsamında kaldığının kabulü halinde ise; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas ilamın bulunmasına karşın, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma konusu yapılmamıştır. Ancak; 1-Sanığın, müştekinin yokluğunda, elinde bıçak olduğu halde emniyet amirliğinin önüne gelerek müştekiyi sorması ve “kafasına sıkacağım” demesi şeklindeki eyleminde, silahın korkutucu özelliğinin nitelikli hal olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle eylemin TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde tanımlanan müştekinin hayatına yönelik bir saldırı gerçekleştirme niteliğinde olduğu gözetilmeden, suçun vasfında yanılgıya düşülerek, TCK'nın 106/2-a maddesinde düzenlenen silahla tehdit suçundan hüküm kurulması, 2-Eylemin TCK’nın 106/1-1. maddesi kapsamında kaldığının kabulü halinde ise; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.