Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/21504 K.2018/22141
Özet: Uyuşmazlık, sanığın mağdura yönelik tehdit içeren sözleriyle TCK 106/1. maddesi uyarınca suç teşkil edip etmeyeceği ve bu durumun uzlaştırma kapsamında değerlendirilmesi yönündedir. Mahkeme, temyiz başvurusunu reddederek, sanığın tehdit suçundan düşme (uzlaşma) kararını kesinleştirerek kararı bozup dosyayı esas mahkemesine göndermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Düşme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın, mağdura yönelik söylediği iddia ve kabul edilen "Borcunu vermezsen seni döveceğim, okuldaki hocaların ile görüşeceğim seni bu akşam Çan'ın yerlileri ile aldıracağım" sözünün, TCK'nın 106/1. maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde düzenlenen vücut dokunulmazlığına yönelik tehdit suçunu oluşturduğu ve takibinin şikayete bağlı olmadığı gözetilmeden, tüm kanıtların toplanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti yerine, aynı maddenin 2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit olarak kabul edilerek, şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi,
2-Sanığın eyleminin TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde ise,
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
./..
-2-
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Düşme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın, mağdura yönelik söylediği iddia ve kabul edilen "Borcunu vermezsen seni döveceğim, okuldaki hocaların ile görüşeceğim seni bu akşam Çan'ın yerlileri ile aldıracağım" sözünün, TCK'nın 106/1. maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde düzenlenen vücut dokunulmazlığına yönelik tehdit suçunu oluşturduğu ve takibinin şikayete bağlı olmadığı gözetilmeden, tüm kanıtların toplanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti yerine, aynı maddenin 2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit olarak kabul edilerek, şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi,
2-Sanığın eyleminin TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde ise,
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
./..
-2-
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.