‹ Ana sayfa
Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/7197 K.2014/1820

Esas No: 2013/7197 · Karar No: 2014/1820 · Karar Tarihi: 23.01.2014
Özet: Uyuşmazlık, sanığın muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan mahkum edilmesi ve bu kararın temyizinde Yargıtay’ın geri gönderme kararıyla ilgiliydi; Yargıtay, itirazı kabul ederek dosyanın yeniden incelenmesini ve Üsküdar 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 12/11/2008 tarihli hapis‑para cezası kararının esastan yeniden değerlendirilmesini emredmiştir.
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Üsküdar 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 12.11.2008 tarih ve 2008/98 esas, 2008/964 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 11.09.2012 gün ve 2011/11177 esas, 2012/16457 sayılı kararıyla;
"Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddine dair karar sanığa yöntemince tebliğ edilmesine karşın temyiz edilmediği anlaşıldığından, tebliğnameye aykırı olarak, sanık ...'nun muhafaza görevini kötüye kullanma suçu hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA ve dosyanın incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE," karar verilmiştir.

I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/02/2013 gün ve 2012/317023 sayılı yazısı ile;
"Dosyanın incelenmesinde Yüksek 4. Ceza Dairesinin geri gönderme kararının yerinde olmadığı görülmüştür. Zira mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanığın 2 ay 15 gün hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. Mahkemenin sanığın kararı temyiz etmesinden sonra hükmü ayırarak para cezası yönünden kesin olması nedeniyle temyiz isteminin reddi kararı yerinde değildir ve hukuken yok hükmündedir. Ayrıca temyiz isteminin reddi kararı sadece para cezasına yönelik olup hapis cezası yönünden herhangi bir ret kararı verilmediği de anlaşılmaktadır. Bu durumda Dairenin kararı bir bütün olarak ele alıp temyiz isteminin reddi kararını yok hükmünde sayarak yerel mahkemenin kararı hakkında esastan inceleme yapması gerekmektedir.

Sonuç ve istem: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1- İtirazımızın KABULÜNE,
2- Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 11/09/2012 gün ve 2011/11177 Esas, 2012/16457 Karar sayılı karar vermeye yer olmadığına ve dosyanın incelenmeksizin karar mahkemesine geri gönderilmesine ilişkin kararının KALDIRILMASINA,
3- Üsküdar 1. Sulh Ceza Mahkemesinin sanık ... hakkındaki 12/11/2008 gün, 2008/98 esas ve 2008/964 karar sayılı hükmünün yukarıda belirtilen tebliğnamedeki düşünceye göre esastan incelenerek karara bağlanmasına,
4- Yüksek Daireniz aksi kanaatte ise, itirazın incelenmesi bakımından 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine,
Karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dosyanın incelenmesinde; sanığa muhafaza görevini kötüye kullanma eylemi nedeniyle, Üsküdar 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 12.11.2008 tarihli kararı ile, 2 ay 15 gün hapis ve 80 TL adli para cezası verildiği, sanığın yüzüne karşı verilen bu kararı yasal süresi içerisinde temyiz etmesi üzerine, 01.12.2008 tarihli ek karar ile, hükmolunan para cezasının miktarı itibariyle temyiz isteminin reddine karar verildiği görülmektedir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.04.2011 gün ve 6/41-48 sayılı kararında da belirtildiği üzere, bir suç nedeniyle verilen karar içerisinde yer alan cezalardan her biri ayrı bir hükmü oluşturmayıp, bu cezaların tamamı tek bir hükmü meydana getirmektedir. Bunun sonucu olarak çeşitli nedenlerle hükmün içerisinde birden fazla “cezanın” bulunduğu hallerde, temyiz sınırının belirlenmesi açısından cezaların her birinin miktarına değil, toplam ceza miktarına bakılması gerekir. Buna karşılık aynı kararın içerisinde birden çok suça ilişkin hüküm bulunması halinde temyiz sınırı, her hüküm için diğerinden bağımsız olarak ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Somut olayda, sanık hakkında aynı suçtan hem hapis hem adli para cezası verildiği, hükmün sonuç bölümünde hapis cezası yönünden temyiz yolu açık, adli para cezası yönünden ise kesin olduğunun belirtildiği, sanığın yasal süresi içerisindeki temyizi üzerine, adli para cezası yönünden hükmün kesin olduğuna dair ret kararı verilerek, hapis cezası yönünden temyiz incelemesi için dosyanın Yargıtay’a gönderildiği, bu bağlamda hükmün bir bütün olarak temyizi kabil olması nedeniyle, Yerel Mahkemenin kısmi ret kararının hükmün bütünü göz önüne alındığında hukuken geçersiz olup, sanığın yasal süresi içerisinde yaptığı temyizin geçerli olduğu anlaşıldığından,
Dairemizce verilen 11.09.2012 gün ve 2011/11177 esas, 2012/16457 karar sayılı iade kararının KALDIRILMASINA,
Üsküdar 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 12.11.2008 tarih ve 2008/98 esas, 2008/964 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Sanığa yükletilen muhafaza görevini kötüye kullanma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ...’nun ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, itiraz yazısına uygun olarak, temyiz davasının esastan reddiyle HÜKMÜN ONANMASINA, 23.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?