Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/3973 K.2014/8595
Özet: Mahkeme, 19/04/2011 tarihli 2010/143 (E) ve 2011/116 (K) numaralı hakaret davasında, savunmanın eksikliği ve sanığın tekerrür tutanağına dair hukuki belirsizlikleri gözeterek kararı bozdu, dosyayı esas mahkemeye yeniden gönderdi.
Tebliğname No: 2 - 2011/243119
MAHKEMESİ: Gümüşhane Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 19/04/2011
NUMARASI: 2010/143 (E) ve 2011/116 (K)
SUÇ: Hakaret
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın savunmasında, dilekçe vermek ve idareyle görüşmek istemesine rağmen katılan tarafından bu isteğinin kabul edilmediğini ileri sürmesi ve dilekçe hakkının anayasal bir hak olması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek, TCK'nın 129. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2-Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas başka ilamları bulunmasına karşın, suç tarihinden sonra kesinleşmiş ilamın tekerrüre esas alınması,
Kanuna aykırı ve sanık M.. Y..'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Gümüşhane Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 19/04/2011
NUMARASI: 2010/143 (E) ve 2011/116 (K)
SUÇ: Hakaret
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın savunmasında, dilekçe vermek ve idareyle görüşmek istemesine rağmen katılan tarafından bu isteğinin kabul edilmediğini ileri sürmesi ve dilekçe hakkının anayasal bir hak olması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek, TCK'nın 129. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2-Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas başka ilamları bulunmasına karşın, suç tarihinden sonra kesinleşmiş ilamın tekerrüre esas alınması,
Kanuna aykırı ve sanık M.. Y..'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.